Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Yılmaz Özdil

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 01.03.16, 13:50   #1
İzindeyiz ATAM

Redwine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 3668
Mesajlar: 17,705
Ettiği Teşekkür: 72248
Aldığı Teşekkür: 66396
Rep Derecesi : Redwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Cap Canli
Standart Bordo | Yılmaz Özdil



Ihlara vadisinin kenarında, başı dumanlı Hasan dağının kıyısında, Aksaray’da dünyaya geldi, 1988 yılında, Güzelyurt kasabasında.


*


1924’teki mübadele sırasında bugünkü Makedonya topraklarından göçen Türkler yerleştirilmişti oralara… O nedenle sarışındır hep Güzelyurt’un insanı, tıpkı Mustafa Kemal gibi… Enes de öyleydi.


*


Kendini bildi bileli subay olmak istiyordu. Sınava girdi, kazandı, Işıklar Askeri Lisesi’nin yolunu tuttu. Ailesine çok düşkündü. Çocuk yaşta hasret zordu ama, hayalini gerçekleştirdiği için çok mutluydu. 2007’de diplomasını alırken, mezuniyet yıllığına şunları yazdı:


*


“Beni yetiştiren ve bu kutsal yuvaya yollayan biricik anneme ve babama, mülakat sınavından önceki gece yüzüm yara olmasın diye gece boyunca başımda sinek avlayan dedeme, her türlü desteğini benden esirgemeyen anneanneme, yengelerime, dayılarıma, kardeşime ve yeğenlerime sonsuz şükran ve minnet duygularımı belirtmek istiyorum. Sizler çölde bulduğum çiçeklersiniz, bu çiçeklerin yaşaması için gerekirse kanımla sularım.”


*


Not: Yazının devamını okumak için tıklayınız



------Sözcü-----


__________________
Redwine isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Redwine'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 01.03.16, 16:32   #2
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 982
Mesajlar: 10,450
Ettiği Teşekkür: 45973
Aldığı Teşekkür: 39539
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Bordo | Yılmaz Özdil

Alıntı:
O yiğide toprak atılırken… Duyguları tıpkı o çöken binanın enkazı gibi yerlebir olmuş bir genç kız, Eljanna… Uğruna memleketini terkettiği adamın ardından gözyaşlarıyla mırıldanıyordu.
*
“Bu bir veda değil sevgilim, bu bir teşekkür… Hayatıma girdiğin için, beni mutlu ettiğin için, teşekkür… Beni sevdiğin için ve sevgimi kabul ettiğin için, teşekkür… Sonsuza dek saklayacağım hatıralarımız için, teşekkür… Şu an, çok iyi bir yerde olduğundan eminim. Tanrı seninle, biliyorum. Meleğim ol, daima yanımda kal ve beni koru… Ölüm kazanamayacak. Aşkımız kazanacak. Seni çok sevdim, seni çok seviyorum Enes… Bekle beni.”
.....
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 01.03.16, 19:36   #3
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2602
Mesajlar: 30,046
Ettiği Teşekkür: 161511
Aldığı Teşekkür: 177610
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Bordo | Yılmaz Özdil

Yılmaz Özdil'in bu müthiş güzel yazısının devamını da ben ekleyeyim...

***

19 yaşındaki delikanlının yüreği buydu. Sevdikleri için canını ortaya koymaktan çekinmeyen bir karakterdi

*

Harp Okulu’na devam etti, üst seviyede başarıyla mezun oldu.

*

Hayata gülümseyerek bakardı. Herhangi bir zaman, herhangi bir konuda dargın, kırgın, üzgün veya umutsuz olduğunu hatırlayan yok. Sadece gözleri değil, sesi bile gülümserdi, daima neşeliydi.

*

Rock müzik severdi. Metallica’nın Duman’ın hayranıydı. Ama, Neşet Ertaş’ın Zeki Müren’in ve Zülfü Livaneli’nin yeri ayrıydı, rakının dibine vururlarken, kadeh kaldırırlarken illa onları dinlerdi.

*

Triatloncuydu. Üç branşın birarada yapıldığı, 1.5 kilometre yüzülen, 40 kilometre bisiklete binilen, 10 kilometre koşulan, mukavemet sporu… Yorulmak bilmezdi. Komando kurslarının dayanılmaz eğitimlerinde soluk alma güçlüğü yaşanırken, karda-yağmurda herkesin burnundan kan gelirken, bizimki şarkı söylerdi.

*

Elit birliğe seçildi, bordo bereli oldu. Yurtdışına kursa gitti. Elbette nerelerde görev yaptığını yazamam ama, Kıbrıs’ta Kuzey Irak’ta bulundu

*

Kıbrıs’tayken Eljanna’yla tanıştı. Hollandalıydı. İki kız arkadaş tatile gelmişlerdi. Hani ilk görüşte aşk derler ya… Bizimki öyle oldu, adeta çarpıldı. Arkadaşlarına heyecanla anlatırken “sarı saçları çölden, mavi gözleri denizlerden çalıntı” diye tarif ediyordu.

Gel gör ki, Eljanna’nın pek niyeti yoktu. Malum, Türk erkeklerinin tatil çapkınlıkları pek meşhurdu, Enes’in ilgisini de öyle zannetti, yüz vermedi, ülkesine döndü. Bizimki peşini bırakmadı. Allem etti kallem etti, mektup yazdı, internetten yazdı, telefon etti, sevimli sevimli fotoğraflarından gönderdi, çiçek gönderdi, şiir miir, bağladı…

Atladı Hollanda’ya gitti. Eljanna Türkiye’ye geldi. Üç yıl böyle sürdü. Aşkları iyice alevlendi, ayrı yaşamaları artık mümkün değildi, evlilik kararı aldılar. Eljanna memleketini bıraktı, Türkiye’ye, Enes’in en sevdiği şehire, İzmir’e yerleşti. Enes bu taşınma sırasında güneydoğuda görevdeydi, gelemedi.

Ankara’da yaşayan anne-babası İzmir’e geldi, müstakbel gelinlerinin taşınmasına, evi temizlemesine, eşyalarını yerleştirmesine yardımcı oldular. Düğün için, bu yaza niyet vardı.

*

Ve… Açılım ihanetinin kaçınılmaz neticesi olarak, şehir savaşı başladı. Enes, Cizre’deydi. Teröristlerin sözde karargahına 20 metre mesafede bir binaya konuşlanmışlardı. Aniden, hedef binadan “bixi” tabir edilen makineli tüfek kusmaya başladı. Enes’in bulunduğu odanın duvarları delik deşik oldu, tesadüfen vurulmadı. Gereken cevap verilip, hedef yokedildikten sonra, çıktı geldi arkadaşlarının yanına, sigara yaktı, her zaman olduğu gibi gülümsüyordu. “Dokuz candan sekizi gitti, tek canla counter strike oynuyorum” dedi.

*

Counter strike, teröristlerle mücadele edilen bilgisayar oyununun ismiydi. Henüz bir dakika önce ölümden dönmüştü ama, hâlâ espri yapıyor, can pazarını bilgisayar oyununa benzetiyordu. Korku denilen kavram, bu kahramanın yaradılışında yoktu.

*

Mermi yememişti ama, yüzüne, sol elmacık kemiğinin üzerine cam parçası saplanmıştı, gözü kılpayı kurtulmuştu. Bu çatışma nedeniyle “yara beratı, gazilik listesi” hazırlandı. Listede Enes de vardı. Duyar duymaz koştu komutanlarının yanına, ismini listeden sildirdi. “Asla kabul edemem, bu sıyrık için gazilerimizin suratına nasıl bakarım” dedi. Hakkı olan yaralanma iznini bile reddetti.

*

Cizre temizlendi.
Sur’a geçti.


*

Altı katlı bir binada keskin nişancı iki terörist vardı. Binanın konumu çok önemliydi. Dört sokağın kesiştiği köşe başındaydı, o bina alınmadan, o sokaklara girilemiyor, komşu binalara müdahale edilemiyordu. Tank atışı yapıldı. İki terörist öldürüldü. Bina ağır hasar almıştı. Ancak… O dört sokakta pozisyon alan teröristleri hareketsiz bırakabilmek için, o binaya mutlaka girmek, o binayı mutlaka elde tutmak gerekiyordu.

*

Enes’in başında bulunduğu tim, arka tarafına açılan delikten binaya girdi. 12 kişiydiler. Katlara dağılmaya b

*

O sırada… Çaprazdaki binadan roket fırlatıldı. Kolonlardan birine denk geldi. Tank atışıyla ayakta durmaya mecali kalmayan bina, kulakları sağır eden bir çatırtıyla çöktü. Mahalleyi toz bulutu kapladı.

*

Enes üsteğmen ve 11 bordo bereli astsubayımız, enkaz altında kaldı. Dokuzu kendi imkanlarıyla çıkmayı başardı. İki astsubayımız şehit olmuştu. Maalesef yazarken bile çaresizliği iliklerime kadar hissediyorum… Sol kolu beton blokların arasına sıkışan Enes kendinde değildi, ağır yaralıydı ama, nabzı atıyordu. Yaşıyordu.

*

Ne sağ kurtulan astsubaylarımız oradan çıkabildi, ne de Enes çıkarılabildi. Çünkü, binayı indiren roketin hemen peşinden, yoğun ateş açılmıştı. Binanın hakim olduğu dört sokaktan, mermi yağıyordu. Kafayı çıkarabilmek mümkün değildi. Zaten binaya yaklaşmak da yeterli değildi. Enes’i oradan alabilmek için, vinç gerekiyordu.

*

Tıbbi yardım bile mümkün değildi. AFAD ekipleri, canlarını hiçe sayıp öne atıldılar ama, nafile… Hareket eden her şeye saldırılıyordu. Hava karardı, defalarca denendi, olmadı, belli ki teröristlerin gece görüş dürbünleri vardı, zifiri karanlıkta bile ateş kesilmedi.

*

Üç gün sürdü!

*

Bana göre, filmi çekilmesi gereken üç gündür.

*

O daracık köşebaşında üç gün çatışıldı. Enes’i kurtarabilmek için, dört şehit daha verdik orada, iki özel harekat polisi, bir uzman çavuş, bir uzman onbaşı… Nihayet mahalle temizlendi.

*

Maalesef…
Enes için çok geçti.


*

Dedim ya, kolu sıkışmıştı. Her taraftan ateş edilen o labirent gibi sokaklardan vinç getirilmesi, hiç kolay olmadı. Mahallenin temizlenmesine rağmen, şehitlerimiz bir gece daha orada kaldı.

*

Bir bina, dört gün, yedi şehit… Yılışık televizyonlarımızın ruhsuz ana haber bültenlerinde, lütfedilip, 30 saniye filan yerverildi.

*

Enes’in naaşını Diyarbakır’da üç kişi yıkadı. İmam, dayısı ve bordo bereli devre arkadaşı üsteğmen.

*

Devre arkadaşı, Enes’in kulağına eğildi, “seninle beraber okuduk, beraber eğitim aldık, omuz omuza görev yaptık, ömrümün sonuna kadar hep yanımda olacaksın kardeşim” dedi, sonra da sırasıyla, alnından, ellerinden, ayaklarından öptü. Yıkadılar… Abdestini aldırdılar. Enes her zamanki gibi gülümsüyordu.

Her zamanki gibi huzurlu, her zamanki gibi muzip muzip bakıyordu sanki… Kuruladılar bedenini… Yüzünü sildiler. Gözünden yaş geldi. Bir daha kuruladılar, gene yaş geldi, bir daha kuruladılar, gene… Devre arkadaşı darmadağın oldu, kendini daha fazla tutamadı, onun da gözyaşları boşaldı.

İmam, hıçkırarak ağlayan üsteğmenin omzuna elini koydu, merak etme dedi, gözü arkada kaldı sanma sakın, cennetlik alametidir bu, için rahat olsun, bırak gözündeki yaş kalsın, arkadaşınız size cennetin kapısını araladı… Bitirdiler yıkamayı… Devre arkadaşı tekrar eğildi Enes’in kulağına, bekle bizi kardeşim dedi, tekrar sırasıyla alnından, ellerinden, ayaklarından öptü. Kucakladı. Tabuta yerleştirdi.

*

Enes’i son görev için Ankara’ya getirdiler.
Kocatepe Camisi’ne.

*

Her şehit cenazesinde yaşanan protokol kepazeliği, Enes’in cenazesinde de yaşandı.

*

Ahmet Kiziroğlu geldi, 500 tane korumayla… Çünkü malum, Enes gibilerini Cizre’ye Silopi’ye Sur’a gönderen Ahmet Kiziroğlu gibiler, 500 tane koruma olmadan camiye bile gidemiyordu. Asrın liderimiz zahmet edip gelmedi, gelseydi, 500 kesmez, 1500 korumayla gelirdi. Bakanlar, parti genel başkanları, milletvekilleri geldi, 500’er korumalarıyla, şoförleriyle, yalaka danışmanlarıyla… Hepsinin çocuğu ya asker kaçağı, ya bedelli… Kameralara poz verdiler, üzülüyormuş gibi yaptılar.

*

Enes’in halası avluya giremedi iyi mi… Hem yer kalmamıştı, hem de caminin etrafı binlerce polis tarafından sarılmıştı, kadıncağızı ittirip kaktırdılar, avluya sokmadılar. Neyse ki, Enes’in devre arkadaşlarının haberi oldu, boğuşa boğuşa halayı avluya getirebildiler.

*

Daha hazini… Kocatepe camisinde Enes’ten başka iki cenaze daha vardı. Biri, çöken binada şehit olan astsubaylarımızdan Doğukan Tazegül’dü. Diğeri ise, Ankaralı bir vatandaşımızdı. Ne oldu biliyor musunuz? O rahmetli vatandaşımızın ailesi, avluya giremedi! Babalarının tabutu başında cenaze namazını kılamadılar! Ağlaya ağlaya, dışarda, sokakta cenaze namazı kıldılar. Siyasiler gittikten sonra, avlu boşaldıktan sonra girip, babalarının tabutunu omuzlayabildiler. Gazeteciler de siyasilerle birlikte gittiği için, bu ailenin dramına sadece Enes’in devre arkadaşları şahit olabildi.

*

27 yıllık kısacık ömrüne, destansı kahramanlıklar ve ölümsüz bir aşk sığdırmayı başaran Enes… Cebeci mezarlığına getirildi.

*

Babacığı dik durmaya gayret ediyordu ama, yüreğinin yangını sesine yansıyordu, “sarı saçlı yiğidim, sarı sakallı yiğidim” diye haykırıyordu.

*

O yiğide toprak atılırken… Duyguları tıpkı o çöken binanın enkazı gibi yerlebir olmuş bir genç kız, Eljanna… Uğruna memleketini terkettiği adamın ardından gözyaşlarıyla mırıldanıyordu.

*

“Bu bir veda değil sevgilim, bu bir teşekkür… Hayatıma girdiğin için, beni mutlu ettiğin için, teşekkür… Beni sevdiğin için ve sevgimi kabul ettiğin için, teşekkür… Sonsuza dek saklayacağım hatıralarımız için, teşekkür… Şu an, çok iyi bir yerde olduğundan eminim. Tanrı seninle, biliyorum. Meleğim ol, daima yanımda kal ve beni koru… Ölüm kazanamayacak. Aşkımız kazanacak. Seni çok sevdim, seni çok seviyorum Enes… Bekle beni.”
__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
ReaL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 01.03.16, 21:33   #4
Kelebek gibi uçar, arı gibi *******...

Tntcool - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2012
Konular: 99
Mesajlar: 4,487
Ettiği Teşekkür: 13476
Aldığı Teşekkür: 20635
Rep Derecesi : Tntcool muhteşem birisiTntcool muhteşem birisiTntcool muhteşem birisiTntcool muhteşem birisiTntcool muhteşem birisiTntcool muhteşem birisiTntcool muhteşem birisiTntcool muhteşem birisiTntcool muhteşem birisiTntcool muhteşem birisiTntcool muhteşem birisi
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Bordo | Yılmaz Özdil

Çok dokunaklı ve öyle de güzel anlatmışki Yılmaz Özdil.

Buna benzer nice kahramanlıklar yaşandı ve yaşanıyor terörle mücadelede ama çoğu zihinlerde hatırlanıyor sadece...

LG-D802TR cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
__________________
Ey, iki adımlık yerküre
Senin bütün arka bahçelerini gördüm ben!
Tntcool isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Tntcool'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 01.03.16, 23:39   #5
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 982
Mesajlar: 10,450
Ettiği Teşekkür: 45973
Aldığı Teşekkür: 39539
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Bordo | Yılmaz Özdil

...

Bir şeyler daha yazmak istiyorum bu konuya ama ağzımı bozmak istemiyorum...

...

Ama özetle diyebilirim ki ben bölücüyüm artık ve bununla da gurur duyuyorum!

Alıntı:
Ülke Bölünsün İstiyorum;
Yandaş, Yalaka ve Yavşaklar Bir Tarafa
Onurlu, Şerefli, Üreten Emekçiler ve Vatansever İnsanlar Bir Tarafa... (Can Yücel)

__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 02.03.16, 16:56   #6
» Memleket Delisi «

Asena - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2014
Konular: 108
Mesajlar: 2,398
Ettiği Teşekkür: 13684
Aldığı Teşekkür: 9778
Rep Derecesi : Asena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Bordo | Yılmaz Özdil

Benide duygulandırdınız.. Bitsin, bitsin. Yazık bu hayatlara
__________________
•*¨`*•.¸¸.•´*¨`*•K.Atatürk•*¨`*• .¸¸.•´*¨`*•
Asena isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Asena'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
bordo, özdil, yılmaz


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 13:03.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.