Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Yılmaz Özdil


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 31.03.18, 14:11   #1
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 7760
Mesajlar: 29,037
Ettiği Teşekkür: 107231
Aldığı Teşekkür: 155167
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Al Sana Genelev | Yılmaz Özdil

Al Sana Genelev


Hatırlarsınız… Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ilahiyat fakültesi öğretim üyesi Abdullah Akın diye bir herif, üniversitenin televizyon kanalına çıkarak, hiç utanmadan “1924 yılında camiler kapatıldı, Çanakkale ve Bursa'da genelev olarak kullanılan camiler var” demişti.

*

Bunun üzerine ben de köşemden sormuştum… “Çanakkale veya Bursa'da bu genelevlerin adresini bilen var mı? Herhangi bir devlet büyüğümüz kerhane yapılan camiyi gösterebilir mi?”

*

CHP Bursa milletvekili Ceyhun İrgil bu soruları resmiyete döktü, bilgi edinme kanunu çerçevesinde Bursa Valiliği'ne yazılı olarak başvurdu, “Bursa'da geneleve çevrilen cami var mıdır? Varsa hangi cami, nerede, ne zaman geneleve çevrilmiştir” diye sordu.

*

CHP Çanakkale İl Başkanlığı da “Çanakkale'de hangi cami, nerede, ne zaman genelev yapılmış?” diye sorarak, suç duyurusunda bulundu.

*

Ve dün… Bu sorulara Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nden “resmi imzalı” yanıt geldi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Vakıflar Müdürlüğü “camilerin genelev olarak kullanıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır” dedi.

*

Böylece… İlahiyatçı Abdullah Akın denilen herifin resmen yalan söylediği, resmen iftira attığı “devletin resmi yazısı”yla belgelendi.

*

E dolayısıyla şimdi “genelev” konusunda “gerçek”leri yazmanın tam vaktidir…

*

İkinci dünya savaşı sona ermişti. Amerikan yönetimi kuklalarını hazırlamıştı, Türkiye'yi uydu haline getirmek için fırsat kolluyordu.
Tam o sırada Washington büyükelçimiz Münir Ertegün kalp krizi geçirdi, vefat etti.
Propaganda şaheseri Beyaz Saray, bu diplomatik fırsatı kaçırmadı.
Münir Ertegün'ün cenazesini Missouri zırhlısına yükledi, ABD'nin dostluk mesajı olarak Türkiye'ye gönderdi.
Missouri zırhlısı ABD'nin en büyük savaş gemisiydi. 270 metre boyundaydı. 1600 mürettebatı vardı. Pasifik'te savaşmıştı. Japon imparatorluğunun ABD'ye kayıtsız şartsız teslimiyet belgesi Missouri'nin güvertesinde yapılan törende imzalanmıştı.
Bu kadar önemli bir savaş gemisinin adeta cenaze arabası gibi gönderilmesi, ABD'nin Türkiye'ye verdiği değeri gösteriyordu.
Hatta, Missouri tek başına yeterli görülmemiş, yanına refakatçi olarak Providence kruvazörüyle, Power destroyeri ilave edilmişti.
Tabutu taşımak için “filo” göndermişlerdi yani!
Kelimenin tam manasıyla gövde gösterisiydi.
Missouri'nin gelişi yalaka basınımız tarafından anbean takip ediliyor, vatandaşa sevinçle duyuruluyordu. “Missouri Cebelitarık'tan geçti, Missouri İtalya açıklarında, Missouri Ege sularında” filan diye manşetler atılıyordu. Fotoğralar yayınlanıyordu, gemilerden röportajlar yayınlanıyordu.
Peki, yalaka basınımızın o dönemin ilkel şartlarında Akdeniz'in ortasından fotoğraf çekebilme, röportaj yapabilme imkanı var mıydı?
Elbette yoktu.
Amerikalılar çekiyor, bunlara veriyor, bunlar da yayınlıyordu.
Yalaka basınımız bugün olduğu gibi o gün de “sahibinin sesi”ydi.
Neticede Boğaz'a demirlediler.
“Mübarek Cuma” gününe denk getirmişlerdi. Hayırlara vesileydi!

*

Bir zamanlar elalemin zırhlıları Boğaz'a demirledi diye kurtuluş savaşı başlatan millet… Elalemin zırhlılarını “kurtarıcı” gibi karşıladı.

*

Sayın ahalimiz Beylerbeyi'nden Üsküdar'a, Beşiktaş'tan Sarayburnu'na kadar bütün sahillere yığıldı, davul zurna çalındı, el sallandı.
Missouri toplumsal histeriye dönüşmüştü.
Yalaka basınımız tarihimizde ilk kez İngilizce manşet attı, sekiz sütuna “Welcome Missouri” dedi.
Kız Kulesi'ne “Welcome Missouri” afişi asıldı.
Hereke'de özel halı dokundu, üzerinde İstanbul haritası vardı, Missouri'nin komutanı oramiral Henry Hewitt'e hediye edildi.
Dolarlarını Türk parasına çevirsinler diye, Dolmabahçe'de döviz bürosu açıldı. Taksim meydanına dev boyutlu Missouri fotoğrafı yerleştirildi. Tekel, Missouri markasıyla sigara üretti. PTT, Missouri anısına pul çıkardı. Vitali Hakko'nun Şen Şapka'sı “Hoşgeldin Missouri” yazılı eşarplar bastı. Amerikan bayraklı uçurtmalar uçuruldu.
İstanbul belediyesi, Beşiktaş'tan Karaköy'e kadar tüm binaları pırıl pırıl boyadı, asfaltı yeniledi. Sadece Amerikalılara hizmet vermesi için, Dolmabahçe'yle Taksim arasında çalışan 12 adet belediye otobüsü tahsis edildi. Otobüsler ücretsizdi.
Sinemalarda, tiyatrolarda 80'er adet koltuk Amerikalılara ayrıldı, bilet parası alınmayacaktı.
Ankara'da Missouri adıyla lokanta açıldı.
Başkentin en iyi lokantalarından biri, adını Washington olarak değiştirdi.
“Rus salatası” aniden “Amerikan salatası” oluverdi!
Niko ve Aleko, iki kardeş Rum vatandaşlarımızdı. İstiklal caddesinde, Atlantik ve Pasifik adıyla iki büfe işletiyorlardı, tost, sahanda yumurta, sosis falan, bugünkü tabirle fastfood satıyorlardı. Uyanık Niko efendi, cafcaflı bir tabela hazırladı, üstüne “Amerikan salatası 35 kuruş” yazdı, büfesinin camına yerleştirdi… İstanbul kuyruğa girdi!
Memlekette ne kadar büfe, birahane, lokanta varsa, hepsi üstüne atladı, kırk yıllık Rus salatası şak diye Amerikan salatasına çevrildi.

*

Karaköy kerhanesi bembeyaz badana yapıldı. Duvarlarına “hoşgeldiniz denizciler” yazıldı. Amerikalı bahriyelilere hastalık bulaşmasın diye doktorlar gönderildi, kerhane komple muayeneden geçirildi.

*

Türk-İslam geleneğinde bir ilk yaşandı…
Dolmabahçe Sarayı'nın hemen yanındaki Bezmialem Valide Sultan Camisi'nin minareleri arasına “Welcome” mahyası asıldı.

*

Camiye asılan “welcome” mahyası, Türkiye'nin Demokrat Parti'yle birlikte hangi şekle bürüneceğini gösteriyordu, Amerikalıların takunyalıları nasıl kullanacağını gösteriyordu, işaret fişeğiydi.

*

Aradan 23 sene geçti.
NATO üyeliği, Kore savaşı, memleket topraklarına monte edilen Amerikan üsleri, Demokrat Parti iktidarında yaşanan rezaletler… Türkiye'nin kısmen de olsa uyanmasını sağlamıştı.

*

1968…
Amerikan 6. Filosu Türkiye'ye geldi.
Missouri gibi karşılanacaklarını sanıyorlardı ama, yanılmışlardı.
Atatürkçü, antiemperyalist gençler tarafından karşılandılar!

*

İstanbul'u gezmek üzere karaya ayak basan Amerikan bahriyelileri, tam bağımsız Türkiye sloganları atan üniversite öğrencileri tarafından Dolmabahçe'den denize döküldü.

*

Bitmedi… Üniversiteli kız öğrenciler tarafından “kızlar yürüyüşü” düzenlendi. “Türkiye 6. Filonun genelevi değildir, Türk kadını onurunu koruyacaktır, yankee go home” sloganları atıldı.

*

Böylesine büyük protestolara rağmen 6. Filo hâlâ Kabataş açıklarında duruyordu.

*

Üniversite öğrencileri “Emperyalizme karşı Mustafa Kemal yürüyüşü” yapmak üzere valilikten izin aldı. Beyazıt'tan başlayıp, Dolmabahçe üzerinden Taksim'e gireceklerdi.

*

Aniden…
Sihirli el değdi.
Dinci basın devreye sokuldu.

*

“Müslüman Türkiye, komünistlere ölüm” manşetleri atılmaya başlandı. Köşe yazarı kisvesi altındaki tetikçiler “memlekete ihanet eden bu hainleri toprağa gömme vakti gelmiştir” diye makaleler döşeniyordu. “Eyy müslümanlar, kızıl kafirlerle topyekün savaş kaçınılmaz olmuştur, sağ kalan gazi olur, canını veren şehitlik şerefini kazanır” diyen bile vardı. Camilerin önünde megafonlarla anonslar yapıldı, cuma namazı çıkışında ahali kışkırtıldı, “cihada hazır olun, din elden gidiyor” deniyordu.

*

Gayet netti. Amerikan çıkarlarına karşı çıkınca “din elden gidiyor”du!

*

Güya “bayrağa saygı” mitingi organize ettiler.
Dolmabahçe'deki Bezmialem Valide Sultan Camisi'nde toplandılar.
Amerikalıları bile şoke ederek, 6. Filoyu “kıble” yaparcasına namaz kıldılar!

*

Sonra da tekbirler getirerek Taksim'e yürüdüler, tarihe “kanlı pazar” olarak geçen katliamı gerçekleştirdiler. Polis-asker seyirci kaldı, taşlarla sopalarla bıçaklarla saldırdılar, iki üniversiteli öldürüldü, 200'den fazla üniversiteli yaralandı.

*

(6. Filonun bayrak gemisi Shangri-La uçak gemisiydi. Seneler seneler sonra, Amerikalı bahriyelilerin Dolmabahçe'den denize döküldüğü noktaya, aynı isimle, Shangri-La oteli açıldı! Ne tatlı tesadüf değil mi… Akp iktidarında yapıldı, asrın liderimiz tarafından açıldı!)

*

Diyeceksiniz ki, hepsini anladık ama “genelev” konusundaki “gerçek”ler nedir?

*

Dolmabahçe'den denize dökülen 6. Filonun İstanbul'a gelmeden önce Türkiye'de uğradığı ilk liman, İzmir'di.
Amerikan bahriyelileri karaya ayak basar basmaz, genelevin bulunduğu Tepecik'e yönelmişlerdi.
Fakat, eşekten düşmüş karpuza dönmüşlerdi.
Çünkü… Tepecik genelevinin kadınları ellerinde terlikle, süpürgeyle sokağa dökülmüştü, “defolun” diye haykırıyorlardı, “bunlar içeri girerse, evleri yakarız” diye bağırıyorlardı, Amerikalıları taşlayarak kovaladılar!

*

Dünyada ilk'ti.

*

Türkiye'deki 6. Filo protestolarının fitilini, işte bu genelev kadınları ateşlemişti.
1968-69 yıllarındaki antiemperyalist eylemlerin öncüsü, genelev kadınlarıydı.

*

Velhasılıkelam…

*

Atatürk döneminde veya bir başka dönemde, herhangi bir camimizin genelev yapıldığı iddiası, resmi belgeli yalandır, resmi belgeli iftiradır.

*

Bu memleketin genelev kadınlarının, bu memleketteki kindar nankör yobazlardan çok daha yurtsever, çok daha cesur yürekli, çok daha namuslu oldukları ise, tarihi gerçektir!



__________________
Canan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 01.04.18, 00:16   #2
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2660
Mesajlar: 31,085
Ettiği Teşekkür: 171134
Aldığı Teşekkür: 184885
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Al Sana Genelev | Yılmaz Özdil

Vay be. Bazı bilmediklerimi de öğrenmiş oldum.

Su gibi okudum...
ReaL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 01.04.18, 01:53   #3
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 1472
Mesajlar: 14,074
Ettiği Teşekkür: 58739
Aldığı Teşekkür: 50534
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Al Sana Genelev | Yılmaz Özdil

Türk o.ospusu Kezban'ın DİRENİŞ hikayesidir bu ve gerçektir.

Zamanında medyada çok yazıldı bu olay. Çok yazarlar yazdı. Hangi yazardan alıntı yapsam, ötekine haksızlık olur...

Ama hikaye budur. Ve gerçektir!

Alıntı:
Bu hikâye Malatya’da geçer. Bu, bir tercüman eşliğinde eğlenmek için geneleve gelen iki Amerikalı coni ile genelevde çalışan Kezban’ın hikayesidir..!!!

Ah Kezban ah, eli öpülesi Kezban ..!!! Belki de şimdi yaşamıyorsun. Keşke yaşasaydın da görseydin, gerçek o...punun kim olduğunu.. !!!
Menderes’in Türkiye’yi ‘küçük Amerika’ yapmaya çalıştığı günlerde, yani 1955-1960'lı yıllarda yaşanmış gerçek bir hayat hikâyesidir…
Malatya’nın en canlı sokaklarından biri de, genelev sokağıdır…
Gündüz Cumhuriyet Bayramı kutlanmıştı.. Gece saat 24'e yaklaştığı sırada içeriye ağızlarında pipo, Sarı saçlı, uzun boylu iki kişi ile beraber şık giyinmiş şişman bir adam girdi. Bu iki yabancı, ‘uzman’ sıfatıyla bir dost memleketten getirilmişlerdi… Bir yıldır yakındaki 15.000 nüfuslu bir Anadolu kasabasındaydılar.
Kaymakam kasabada böyle bir şey olamayacağını, arzu ederlerse falanca yerdeki ‘Türk pavyon’una gitmelerini tavsiye etmişti… Bunun üzerine iki genç, tercümanlarını da yanlarına alarak önce Malatya’ya, sonra da faytoncunun rehberliğinde buraya gelmişlerdi…
Yani Malatya genelevine..!!!
İlk dakikalarda yadırgadıkları bu yer, git gide hoşlarına gitmişti. Akşamdan beri 25 müşteri savmış olan Kezban, gramofona oynak bir plâk koymuş, kırmızı mayosunun içinde dönüp duruyordu… Yabancılar Kezban’ı seyretmeye başladılar. Sonunda Kezban’ı işaret ederek, tercümanlarına bir şeyler dediler…
Tercüman çaça kadına:
- Mösyöler bayanı istiyor..!!!
Tercümanı duyan Kezban adamlara şöyle bir baktı… Sonra:
- Müthiş yorgunum anne. Mazur görsünler..!!!
Cevap tercüme edilince, yabancılardan uzun boylusu sertleşen sesi ile:
- Ne demek..?!!!

- Böyle yerlerde müşteri reddedilmez ..!!! diye diklendi…
Kezban hiddetlenerek:
- Yorgunum efendim..!!!.. Lâftan anlamaz mısınız siz..?!!!
Tercüman:
- Bu mösyölerin kim olduğunu bilmiyorsun galiba ..?!!! Hem bir o...pu müşterisinin arzusunu yerine getirmeye mecburdur..!!!
Kezban:
- Ben o...puyum..!!! Ama bu mösyöler kim olursa olsunlar, arzularını yerine getirmeyeceğim..!!!
Diğer kadınlar şaşkın şaşkın ona bakmaktaydılar… Kezban’ı o güne kadar hep para canlısı olarak düşünmüşlerdi..!!!
Tercüman yediği hakareti hazmedememişti:
- Senin gibilerinin hakkından polis gelir..!!!
- Buyrun efendim, polis iki adımlık yerde..!!!
Şişman tercüman hışımla dışarı çıktı. Biraz sonra yaşlıca bir polisle içeri girdi… Ecnebilere karşı daima nazik olmayı, onlara kolaylık göstermeyi vazifesinin mühim bir düsturu sayan polis, Kezban’a :
- Mösyöler seni çiftetelli oynarken bulmuşlar… Demek ki yorgunluk bahane… Şu halde sebep ne Kezban..?!!!
- Sadece istemiyorum..!!!
- Fakat vazifeni unutuyorsun. Sonra senin için fena olur..!!!
Genelevin dilberi Kezban, âdeta deliye döndü:
- Bana hiç bir şey olmaz, polis bey..!!! Ben gavurlara o...puluk yapmam polis bey ..! Beni nihayet buradan başka bir yere sürebilirsiniz…! Fakat sürüleceğim yer gene Türk ili değil mi ..?!!!
Herkes susuyor, iki yabancı alık alık bakıyordu… Kezban ise yumruklarını sallayarak söyleniyordu:
- Ben gavur o...pusu değilim, polis bey..!
- Ben Türk o...pusuyum..!!!
Diğer kadınlar başlarını önlerine eğmişlerdi… Yaşlı polis ise gözlerindeki ıslaklığı göstermemek için, ağır ağır bahçeye çıkarken Kezban hâlâ bağırıyordu:
- Ben gavurun altına yatmam, polis bey..!
- Ben Türklerin o...pusuyum..!
- Gâvurun değil..!
Bu anlatılanlar, kaderin sillesini yemiş vesikalı Kezban’ın; cılız öpülesi elleriyle; ülkemizi işgal eden gâvurlara attığı yaman tokadın hikâyesidir…
İşte böyleee …
Bir kaç dolar kazanabilmek için, yabancıların önünde eğilen bütün politikacılarımıza…
İş adamlarımıza…
Bürokratlarımıza…
Medya mensuplarına…
Ve “keşke İngilizlerin idaresinde olsaydık ” diyebilen o çok namuslu ( !!! ) Hanım kızlarımıza…
Velhâsıl, kadın – erkek bütün vesikasız o...pularımıza ithaf olunur ..!!!
Ve o şişman tercümanın adı neydi biliyor musunuz.. ?!!!

TURGUT ÖZAL
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 01.04.18, 12:16   #4
Müdavim

Rosebud - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 865
Mesajlar: 6,921
Ettiği Teşekkür: 20527
Aldığı Teşekkür: 23752
Rep Derecesi : Rosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Al Sana Genelev | Yılmaz Özdil

Babam sağken hayat kadınları için onlar ağır işçiler dermiş...
Onları o duruma düşürenler utansın ama ağır işçi olmaları ahlâktan, kişilikten, insanlıktan yoksun oldukları anlamına gelmiyor çünkü ahlâk, namus, insanlık gibi değerler iki bacak arasında değil kafadadır. P..venkliğe soyunan bürokratlarda ise hiç yoktur.
Rosebud isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Rosebud'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 01.04.18, 14:39   #5
Uzman Üye

nurideniz34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2016
Konular: 707
Mesajlar: 3,699
Ettiği Teşekkür: 58113
Aldığı Teşekkür: 8863
Rep Derecesi : nurideniz34 isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Ruh Halim: Suspus
Standart Cevap: Al Sana Genelev | Yılmaz Özdil

Yılmaz Özdil'e teşekkürler...
__________________
....................................
nurideniz34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz nurideniz34'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
genelev, özdil, sana, |yılmaz


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 19:32.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.