Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Yılmaz Özdil


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 12.12.18, 19:06   #11
Uzman Üye

Cimcimecik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2018
Konular: 57
Mesajlar: 2,349
Ettiği Teşekkür: 812
Aldığı Teşekkür: 2896
Rep Derecesi : Cimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Poşet | Yılmaz Özdil

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Aristo Mesajı göster
CHP' nin muhalefet tarzını bğenmediğimi her zaman tekrarlıyorum. Ancak bu noktada bile farklı düşüdüğümüz açık. Kesinlikle CHP' nin muhalefet tarzını da benden farklı değerlendiriyorsun.

Bu tarzı beğenmemek her kişinin hakkı...

Ancak ben merak ediyorum: CHP' nin ve muhalif yazarların muhalefet tarzına ilişkin getireceğin görüş ve alternatifleri bekliyorum.

Yani CHP ve muhalif yazarlar nasıl bir muhalefet yaparlarsa, AKP kaybeder?
Millet başarıya hasret. O nedenle başarı hikayeleri oluşturmak gerekli. İnsana moral motivasyon vermek için bu şart. Hep kötülemek, olumsuzlamak, ağlakça bir edebiyatla insaların içine afakanlar basmasına sebep olmak iyi değil.

Poşet yasasını pekala kitlesel bilinçlenmenin bir zaferi diye sunmak mümkünken bunu bile akp'ye çakmak için neresinden alırım matığıyla yaklaşılması çok sırıtıyor. İnsanlar böyle moral kazanmaz.

Üstelik bu yaklaşım bizim toplum gerçekliğimizi de gözden gizliyor. Akp çok kötü de diğrleri çok iyi değil. Akp kitlesi kötü de dierlerinin kitlesi iyi değil. maalsef toplum olarak çoğunlukla kötü durumdayız. nerede üçkağıt var, nerede kendimize yontacağımız bir şey var, orada bitiyoruz.

Bunlar gerçekliğimiz. Bunlara rağmen bir başarı kazanılacaksa bunları görmezden gelerek değil, bunlara karşı mücadele edilerek başarı kazanılır.

Siyaset biraz farklı olabilme sanatıdır. Zaten aynıysak, aynı türde kişilere hitap edip onları çekeceksek ne gereği var bunun? Bırakalım rantiye kesimi, üçkağıtçı kesimi, düzenden nemalanan kesimler orada kalsın. Az olsun, öz olsun. Kötülerle birlikte düzenin dışına çıkılamaz. Zaten onlar düzenden nemalanıyor. Niye seni desteklesinler? Destekliyorlarsa sen de onların düzenine uyumlusun demektir.
__________________
"Ne kadar az bilirseniz, o kadar şiddetle savunursunuz."

Bertrand Russell
Cimcimecik isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Cimcimecik'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 12.12.18, 21:52   #12
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 1557
Mesajlar: 15,067
Ettiği Teşekkür: 62162
Aldığı Teşekkür: 52706
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Poşet | Yılmaz Özdil

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Cimcimecik Mesajı göster
Millet başarıya hasret. O nedenle başarı hikayeleri oluşturmak gerekli. İnsana moral motivasyon vermek için bu şart. Hep kötülemek, olumsuzlamak, ağlakça bir edebiyatla insaların içine afakanlar basmasına sebep olmak iyi değil.

Poşet yasasını pekala kitlesel bilinçlenmenin bir zaferi diye sunmak mümkünken bunu bile akp'ye çakmak için neresinden alırım matığıyla yaklaşılması çok sırıtıyor. İnsanlar böyle moral kazanmaz.

Üstelik bu yaklaşım bizim toplum gerçekliğimizi de gözden gizliyor. Akp çok kötü de diğrleri çok iyi değil. Akp kitlesi kötü de dierlerinin kitlesi iyi değil. maalsef toplum olarak çoğunlukla kötü durumdayız. nerede üçkağıt var, nerede kendimize yontacağımız bir şey var, orada bitiyoruz.

Bunlar gerçekliğimiz. Bunlara rağmen bir başarı kazanılacaksa bunları görmezden gelerek değil, bunlara karşı mücadele edilerek başarı kazanılır.

Siyaset biraz farklı olabilme sanatıdır. Zaten aynıysak, aynı türde kişilere hitap edip onları çekeceksek ne gereği var bunun? Bırakalım rantiye kesimi, üçkağıtçı kesimi, düzenden nemalanan kesimler orada kalsın. Az olsun, öz olsun. Kötülerle birlikte düzenin dışına çıkılamaz. Zaten onlar düzenden nemalanıyor. Niye seni desteklesinler? Destekliyorlarsa sen de onların düzenine uyumlusun demektir.
Poşet meselesini bir defa daha ele aldığın için önce Yılmaz Özdil' in yazısına yeniden dönmek zorundayım.

Yılmaz Özdil, çoğunlukla yaptığı gibi yazısını tipik bir Özdil ironisi ile sonuçlandırmış.

Yılmaz Özdil yöre yöre çevrenin nasıl katledildiğinin ve bu katliama karşı halkın gösterdiği direnişin örneklerini verdikten sonra yazısını şöyle noktalıyor:

Alıntı:
Plastik poşet kararını alkışlıyorum ama…
Bana sorarsanız, çevreyi samimiyetle korumak istiyorsak, en önce Akp'yi bez torbaya koymak lazım!
Orman, dere, tepe, tarla marla bırakmayacaksın ama plastik poşetler hakkında karar alacaksın! İşte Yılmaz Özdil bu çelişkiyi son derece ironik bir şekilde dile getirmiş. Ama siz muhalif yazarları karalamak konusunda pek bir istekli olduğunuz için her zamanki gibi nasıl anlamak istiyorsanız öyle anlamışsınız.

Ayrıca plastik poşetleri geri kazanma işi, o işi yapana büyük paralar kazandıran bir projedir. Sandığınız gibi bu karar halk çevre konusunda bilinçli diye değil, kesinlikle eminim ki bu alanda da bir yandaş sektör yaratmak içindir.

...

Sandığınız gibi de öyle durduk yerde muhalefetin başarı hikayeleri peydahlaması siyasi muhalefet alanında mümkün değil. Ha Muharrem İnce' nin cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Türkiye çapında daha önce hiç görülmedik bir düzeyde insanları meydanlara dökmesi de sizce bir ''başarı hikayesi'' olarak adlandırabilir ama bunlar yaratılan bir eser değil.

CHP yönetimi pek değil ama muhalif yazarlar her fırsatta başarı hikayelerini (!) yani Kurtuluş Savaşı' nı, Çanakkale' yi, Anafartalar' ı, İnönü Savaşları' nı, Sakarya' yı ve Mustafa Kemal Atatürk' ü bıkmadan usanmadan anlatıyor. Ancak bu anlatılanlar muhalif medyanın çökertilmesi ve kalanların da özellikle AKP tabanına seslenememesi nedeniyle karşılıksız kalıyor.

Ve ben bu arada merak ettim... Siz mesela muhalif bir partinin lideri ya da çok okunan bir yazar olsanız ''başarı hikayeleri'' olarak halka ne anlatacaksınız? Bunu da anlatmanızı isterim.

Diyosunuz ki:

Alıntı:
Hep kötülemek, olumsuzlamak, ağlakça bir edebiyatla insaların içine afakanlar basmasına sebep olmak iyi değil.
Bana bu ülkede iyi olan tek bir şey gösterin de ben de hiç olmazsa muhalefeti o konuda gereksiz yere iktidarı ''kötülemek, olumsuzlaştırmak'' üzere ''ağlakça insanların içine afakanlar doldurmak'' olarak niteleyim...

Tamamen yanılıyorsunuz. Muhaliflerin görevi ulaşabildikleri her insana siyasi gerçekleri anlatmaktır. Siz bunları ''kötülemek, olumsuzlaştırmak, ağlaşmak ve insanların içine afakanlar doldurmak'' olarak anlıyorsanız, sanırım dünyaya biraz fazlasıyla Saray' ın penceresinden bakıyorsunuz demektir.

Son paragrafınıza ise ''siyaset farklı olabilme sanatıdır'' diye başlamışsınız. Bu tamamen yanlış bir fikir. Siyaset ''ben ille de rakplerimden farklı olacağım'' güdüsü ile kurgulanmaz; kurgulanmamalıdır. Tabi paragrafa bu cümle ile başlayınca gersi de göze hoş gelse bile sadece dilek ve temennilerden ibaret...

Açık söylersem ben size aynen ''Yani CHP ve muhalif yazarlar nasıl bir muhalefet yaparlarsa, AKP kaybeder?'' diye sormuştum. Siz ise bana ''muhalefet ne yapar ya da yapmazsa AKP kazanır''ın cevabını vermişsiniz.
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 13.12.18, 08:35   #13
Uzman Üye

Cimcimecik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2018
Konular: 57
Mesajlar: 2,349
Ettiği Teşekkür: 812
Aldığı Teşekkür: 2896
Rep Derecesi : Cimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Poşet | Yılmaz Özdil

"Siz mesela muhalif bir partinin lideri ya da çok okunan bir yazar olsanız ''başarı hikayeleri'' olarak halka ne anlatacaksınız? Bunu da anlatmanızı isterim."

Tabii ki bir başarı olacak ve o anlatılacak. Anlatılacak derken zaten bilineni tekrarlamak değil, o bilineni öne çıkaracak ve onu bizlerin zafer hanesine kaydedecek.

Ortada başarı yoksa yalandan başarı uyduralım demiyorum. Başarı olmalı ki hikayesi de olsun. Başarı var m yok mu? Buna bakılmalı.

Mesela seçim öncesinde "sandıkları terketmeyin" deyip, seçim sırasında kayıplara karışanın ne başarı hikayesi olacak? Aksine, dalga geçilme hikayesi olur ve oldu da.

O seçim takip sistemi de biliyorsunuz ne büyük bir fiyaskoyla sonuçlandı. faturası bile bakkal defterinden esinlenmiş gibiydi.

Yani bunları değiştirmek de bir başarı olur değil mi azizim?

Bunları değiştirmek zaten yolun yarısını aşmak olmaz mı? Sonrası hızla gelirdi.

Bu poşet konusunda Oray Eğin bugünki köşesinde yazmış. Onu okuyunuz. Konuyla ilgili güzel bir yazı.

https://www.haberturk.com/yazarlar/o...l-anlamadin-mi
__________________
"Ne kadar az bilirseniz, o kadar şiddetle savunursunuz."

Bertrand Russell
Cimcimecik isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Cimcimecik'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 13.12.18, 11:59   #14
» » » Çapulcu « « «

Banemin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2009
Konular: 494
Mesajlar: 11,623
Ettiği Teşekkür: 44010
Aldığı Teşekkür: 75481
Rep Derecesi : Banemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Poşet | Yılmaz Özdil

Ben de çok acaip, süper, hızlı ve bi'sürü mualifim (üstnot olarak verdim bunu).

Sevgili @Aristo 'yu okuyorum bu konu ve diğer konularda diyorum ne güzel yerlerden vuruyor ve mualif damarlarım daha çok kabarıyor. Arkasından @Cimcimecik 'i okuyorum farklı bakış açısıyla o da hemen hemen aynı duyguları uyandırıyor bende.

E! o zaman neden bu iki yol aynı potada değerlendirilmiyor da muhalefet içinde muhalefete düşüyoruz işte bu kısmı anlayamıyorum.

Poşet konusuna gelince; Oral sadece duygu sömürüsü yapmış bencesi. O kasiyer zaten o markette üçotuz paraya çalışmaya ve günlük saatini doldurmaya devam edecek. Ha kasada oturmuş ha bırakılan arabayı boşaltmaya gitmiş. Sonuçta yine işini yapıyor olacak ama boş bıraktığı kasa patrona dert olacak.

Bir de kasadaki poşete takmış durumdayız ama elimizde fileyle veya bez çantayla gittiğimiz marketten elma, armut, domates, biber, patates, soğan vs. alınca cebimize mi koyacağız? Kasada verilen bir poşetin içine bunları doldurduğumuz en az 3-5 poşet koyuyoruz. Onlar poşetten sayılmıyor mu?

Ben kasadaki protestoyu görüyor aldığımız sebze meyveyi arabaya öylece atıp kasada banta tek tek dizmeyi ve kasiyerin onları nasıl toplayıp tartacağını görmeyi teklif ediyorum.



__________________
Ben hiç insan kaybetmedim...
Sadece zamanı geldiğinde, vazgeçmeyi bildim...

Banemin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Banemin'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 13.12.18, 14:01   #15
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 1557
Mesajlar: 15,067
Ettiği Teşekkür: 62162
Aldığı Teşekkür: 52706
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Poşet | Yılmaz Özdil

Ben meseleye şu naylon poşet meselesiyle başlayım.

Ben bu meselenin naylon poşetlerin ve pet şişelerin geri dönüşümlü kullanılması halinde çevre açısından bir faydası olacağına inanıyorum. Poşete 50 kuruş ya da 1 lira vermenin çevre açısından hiç bir anlamu yok. İster o poşeti parayla alın, ister bedava alın o poşet para verip de alsanız, bedavaya da alsanız doğada aynı yere gidecek! Yabancı ülkelerde naylon poşete ortalama TL olarak 1 veya 1,5 lira para ödeniyor ama o naylon poşet çöplükte naylonlar için hazırlanmış ayrı yerlere atılıyor. Aynı cam şişeler, metal kutular, kağıtlar vs. gibi. Bizde yapılanın görebildiğim kadarıyla tek bir çıkar sahibi var.

Şu anda biraz düşündüm...

Diyelim ki bir büyük market günde 1 liradan 20 bin poşet veriyor olsun. Poşeti alırken de poşet başına 30 kuruş versin. 30 kuruş bile fazladır ama biz yine de 30 kuruş diyelim. Neticede bir poşetten, bir sakızdan daha fazka kar edecek. Diyelim ki büyük bir market günde 20 bin poşeti 1 liraya sattı ve poşet başına 70 kuruş kazandı. Sırf poşetlerden elde edeceği günlük karı 14 bin lira olacak. Türkiye' de on binlerce büyük, yüz binlerce küçük ya da orta çaplı dükkan/mağaza var. Bu meblağı Türkiye geneline yayarsanız ortaya çıkan dev meblağı kolayca görürsünüz.

Yani ortada ''hükümetin çevreciliği'' veya ''halkın çevre konusunda bilinçlenmişliği'' gibi bir durum söz konusu değil. Mesele poşetler üzerinden ticari işletmelere daha fazla kar olanağı sağlamaktır.

@Cimcimecik

Ben başarı meselesinde sizin gibi düşünmüyorum. İktidarda olmayan bir parti ya da partilerin toplumca saygı ve değer gösterilecek başarı öyküsü olmaz. Çünkü ortada somut bir şey yoktur.

Zaten bunu da bildiğinizden dolayı başarı hikayesini seçimlerde sandıkları terk etmemeye ya da kurulan seçim izleme sisteminin çökmemesine bağlamışsınız.

''Ama son sandık sayılana ve damga vurulana kadar ordaydık!'' Bu mu başarı? Muhalefet özellikle Doğu ve Günerydoğu' da yasaklar, emniyet güçlerinin tavırları, tehdit ve baskılar nedeniyle sandık başlarına gidecek insan bulamadı.

Mesela CHP' nin oluşturduğu seçim izleme ve oy sayma programı. O program kendi kendine bozulmadı. Sistem kesinlikle saldırıya uğradı ve çalışmadı. Bundan bir kaç seçim önce oylara ilişkin bilgi akışını bir yandan AA, diğer yandan FETÖ' cü bir medya kuruluşu izler ve oyları perdey pey verirlerdi. Şu an adını unuttuğum FETÖ' cü medyaya ait kuruluşun sistemide sayım sırasında defalarca saldırıya uğramıştı.

Buralarda başarı sağlayabilmek için çok daha farklı ve büyük işler yapmak gerekiyor. Bu söylediğiniz ''başarı'' konusunda ben muhalif medyayı ve yazarlarını/televizyoncularını ana muhalefet partisi CHP ve lideri Kılıçdaroğlu' ndan çok daha başarılı buluyorum. Her yazdıklarını beğenmeyebiliriz ama başlarının üzerindeki Demokles Kılıcı' na rağmen en tutarlı ve muhalif kesimlere ''enerji'' taşıyan muhalefeti bu yazarlar, gazeteciler ve televizyoncular yapıyor.

Seçimlerin başından sonuna kadar sadece AA tarafından verilmesi elbette yanlış. Sayımlar ve sonuçlar en az iki kanaldan daha izlenmeli. Her sandığı izleyememek elbette yanlış ama bu işleri becerebilmek için gerekenler var. Bunların gerçekleşmesi durumunda bile bunlara ''başarı hikayesi'' demek bence mümkün değildir. Ha ben başarıdan ne anlıyorum; orası ayrı. Gerek olursa kendi düşüncelerimi de anlatırım.

@Banemin

Değerli üstad...

Biz elbette kendi aramızda tartışmak durumundayız. Ama muhalif insanların tartışma alanları genişleyip, yoğunlaşıyor ise, orda bir liderlik eksikliği var demektir diye düşünüyorum. Liderlik, kitleyi o kitlenin ortak özellikleri üzerinden doğru bir şekilde yönlendirmek ve harekete geçirmektir. Doğru, güçlü ve pozitif bir liderliğin olduğu yerde muhalif insanlar kendi aralarında başka başka yerlere savrulup, bir birlerinden farklı düşünceleri çok daha az dile getirler.

Bir örgütün liderliği liderlik vasıflarına sahip değilse, o örgütün tabanı gruplaşmaya, dağılmaya ve kollektif ruhu yitirmeye başlar. Bunu çoğumuz yaşadık zaten; ki bizim gibi insanlara hiç yabancı olmayan bir durumdur bu.

Hreketlilik lazım. Kitleselliği aktifleştirmek ve halkın çıkarları doğrultusunda yönlendirmek lazım. Mesela Cumhuriyet mitingleri, mesela Gezi eylemleri, mesela Adalet Yürüyüşü...

Liderlik, eylemde devamlılık sağlayandır. Cumhuriyet mitinglerini ve Gezi' yi bir kenara koyup sadece Adalet Yürüyüşü' de bakmak bile yeterli. Eylem sürecinde tüm muhalefet ortaklaşıverdi. Harekete geçen kitleler şimdi bizim yaptığımız bu tarz tartışmaları unuttu gitti ve eyleme sabitlendi.

Devamı gelmedi... Neticede halkın gazı alındı ve iktidar bildiği yolda ilerleyip, halk yeniden pasifizme saplanan muhalefete olan umudunu yitirdikçe işte böyle doğal olarak kendi aramızda yeniden tartışıyor olduk.

Ama ben bu tartışmaların olumsuz olduğu fikrinde değilim. Bunlar bir arayış belirtileri...

Neticede de ''arayan bulur!''
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 13.12.18, 18:35   #16
Uzman Üye

Cimcimecik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2018
Konular: 57
Mesajlar: 2,349
Ettiği Teşekkür: 812
Aldığı Teşekkür: 2896
Rep Derecesi : Cimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Poşet | Yılmaz Özdil

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Banemin Mesajı göster
O kasiyer zaten o markette üçotuz paraya çalışmaya ve günlük saatini doldurmaya devam edecek. Ha kasada oturmuş ha bırakılan arabayı boşaltmaya gitmiş. Sonuçta yine işini yapıyor olacak ama boş bıraktığı kasa patrona dert olacak.

Bir de kasadaki poşete takmış durumdayız ama elimizde fileyle veya bez çantayla gittiğimiz marketten elma, armut, domates, biber, patates, soğan vs. alınca cebimize mi koyacağız? Kasada verilen bir poşetin içine bunları doldurduğumuz en az 3-5 poşet koyuyoruz. Onlar poşetten sayılmıyor mu?

Ben kasadaki protestoyu görüyor aldığımız sebze meyveyi arabaya öylece atıp kasada banta tek tek dizmeyi ve kasiyerin onları nasıl toplayıp tartacağını görmeyi teklif ediyorum.


Anladım, demek ki siz kasiyer değilsiniz ve kasiyer bir yakınınız da yok.

Bir kasiyer olsaydınız asla böyle şeyler yazmazdınız. Birilerinin sözde eylem olsun diye getirip koyduğu malları yeiden reyonlarına koymak zorunda kalmak hoş bir şey değil.

Kasada oturmakla arabayı boşaltmaya gitmek aynı şey değil. Zaten onlarda saatli çalışma kavramı da zayıf. İş sürdükçe mesai mecbur devam ediyor.

Üstelik neyin protestosu bu? Niye?.. Yanlış bir yasa mı ki bu? Yani şeklen değil de esasdan, temelden itiraz ettiğiniz bir yasa mı?

Alışacağız, evimizden getirdiğimiz filelere, torbalara koyacağız aldığımız malları. Daha kullanışlı torbalarda getirip götüreceğiz eşyalarımızı.
__________________
"Ne kadar az bilirseniz, o kadar şiddetle savunursunuz."

Bertrand Russell
Cimcimecik isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Cimcimecik'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 13.12.18, 18:46   #17
Uzman Üye

Cimcimecik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2018
Konular: 57
Mesajlar: 2,349
Ettiği Teşekkür: 812
Aldığı Teşekkür: 2896
Rep Derecesi : Cimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Poşet | Yılmaz Özdil

@Aristo, başarı hikayesi mualfette de olur, neden olmasın? Mesela 80 öncesinde Fatsa bir başarı hikayesidir. Solun başarısı. şimdilerde bir Ovacık belediyesi bir başarı hikayesidir. Neden kooperatifler, dernekler, sendikalar ve diğer kitle örgütleri aracılığıyla kitlesel başarı öyküleri yaşanmıyor artık? Çünki kitlesel olarak bir inişteyiz. Bu acı gerçeği kabul etmemiz gerekir.

Seçimlerde yolsuzluk iddialarını bu şekilde ele almak bile bir başarısızlık göstergesidir. Seçimleri AA vermiyor ki sadece. Onu bütün siyasal partilerin gözlemcileri izliyor. Siyasi partiler seçim sonuçlarından sandık sandık haberdar oluyor. AA'nın açıkladığı ve seçim kurulunun onayladığı sonuçlarla karşılaştırma yapılabilir pekala.

Varsa büyük çapta bir yolsuzluk parti temsilcileri somut verilerle bunu şikayet edip takibini de yapabilir. Ama genel bir şikayet ve mazeret şeklinde gündemde tutuluyor.

Kendi başarısızlığını bile seçimlerdeki usulsüzlüklere bağlayıp kurtarmaya çalışıyorlar. Hani nerede kendi hataları, kendi sorumlulukları? O konuda cevap yok.

Şimdi sürdürülmekte olan şu ittifak çalışmaları bile bir rezalet. İyiP ile chp nasıl bir ittifak sürdürebilir ki? Zaten olmuyor, yürümüyor.

Ankara adayları Mansur Yavaş'a İyiP'den aday olmasını söylüyor Kılıçdarooğlu, o ise kendince bir takım hesaplarla CHP'den olmak istiyor. Bu da İyiP'in işine gelmiyor. Komediye bakar mısınız?!

Neyse... sıkıcı konular bunlar...
__________________
"Ne kadar az bilirseniz, o kadar şiddetle savunursunuz."

Bertrand Russell
Cimcimecik isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Cimcimecik'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 13.12.18, 21:33   #18
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 1557
Mesajlar: 15,067
Ettiği Teşekkür: 62162
Aldığı Teşekkür: 52706
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Poşet | Yılmaz Özdil

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Cimcimecik Mesajı göster
@Aristo, başarı hikayesi mualfette de olur, neden olmasın? Mesela 80 öncesinde Fatsa bir başarı hikayesidir. Solun başarısı. şimdilerde bir Ovacık belediyesi bir başarı hikayesidir. Neden kooperatifler, dernekler, sendikalar ve diğer kitle örgütleri aracılığıyla kitlesel başarı öyküleri yaşanmıyor artık? Çünki kitlesel olarak bir inişteyiz. Bu acı gerçeği kabul etmemiz gerekir.

Seçimlerde yolsuzluk iddialarını bu şekilde ele almak bile bir başarısızlık göstergesidir. Seçimleri AA vermiyor ki sadece. Onu bütün siyasal partilerin gözlemcileri izliyor. Siyasi partiler seçim sonuçlarından sandık sandık haberdar oluyor. AA'nın açıkladığı ve seçim kurulunun onayladığı sonuçlarla karşılaştırma yapılabilir pekala.

Varsa büyük çapta bir yolsuzluk parti temsilcileri somut verilerle bunu şikayet edip takibini de yapabilir. Ama genel bir şikayet ve mazeret şeklinde gündemde tutuluyor.

Kendi başarısızlığını bile seçimlerdeki usulsüzlüklere bağlayıp kurtarmaya çalışıyorlar. Hani nerede kendi hataları, kendi sorumlulukları? O konuda cevap yok.

Şimdi sürdürülmekte olan şu ittifak çalışmaları bile bir rezalet. İyiP ile chp nasıl bir ittifak sürdürebilir ki? Zaten olmuyor, yürümüyor.

Ankara adayları Mansur Yavaş'a İyiP'den aday olmasını söylüyor Kılıçdarooğlu, o ise kendince bir takım hesaplarla CHP'den olmak istiyor. Bu da İyiP'in işine gelmiyor. Komediye bakar mısınız?!

Neyse... sıkıcı konular bunlar...
Elbette Fatsa muazzam bir başarı hikayesidir. Tariş, Profilo direnişlerinden dev 1 Mayız mitinglerine kadar hatta idam sehpalarındaki devrimci tavırlardan Kızıldere Direnişi' ne kadar toplumun çok önemli kesimlerinin ruhuna işlemiş ve hala unutulmayan başarı hikayeleri solun tarihinde fazlasıyla mevcuttur.

Mesela bugüne ya da daha yakın tarihlere gelirsek Tuncay Özkan' ın başını çektiği Cumhuriyet mitingleri ulusalcı-sol kesimler açısından bir başarı öyküsüdür ve dikkat edersek bu eylem partilerden bağımsızdır ve şehir şehir mitingler sürdürülerek bir devamlılık sağlanmıştır. İşin ilginç yanı bu eylemin muhalif partilerden bağımsız örgütlenmesidir.

Mesela Gezi Direnişi, tarihimizdeki en başarılı muhalif ve devamlılığı olan bir direnme ve başarı hikayesidir. Keza o da muhalif partilerden bağımsız olarak gerçekleşmiştir.

Ve CHP' nin düzenleyip Kılıçdaroğlu' nun başlattığı Adalet Yürüyüşü...

CHP dışında da çok sayıda insan o yürüyüşe katıldı ve milyonlar sokaklara dökülmeye hazır olduklarının işaretini verdiler. Ancak Kılıçdaroğlu muhalefetin gazını aldı ve Adalet Yürüyüşü devamı gelmeden noktalandı.

Şunu çok iyi biliyoruz...

Bu ülkede ölümüne sokağa çıkacak ve iktidarı gerçekten sıkıştırıp, pervasızca icraatler yapmasına engel olabilecek milyonlarca insan var. Potansiyel dev gibi ama maalesef muhalefet partileri bu potansiyeli pasifize etmek ve AKP' nin değirmenine su taşımak için bir birleriyle yarışıyor.
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 14.12.18, 09:01   #19
» » » Çapulcu « « «

Banemin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2009
Konular: 494
Mesajlar: 11,623
Ettiği Teşekkür: 44010
Aldığı Teşekkür: 75481
Rep Derecesi : Banemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Poşet | Yılmaz Özdil

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Cimcimecik Mesajı göster
Anladım, demek ki siz kasiyer değilsiniz ve kasiyer bir yakınınız da yok.

Bir kasiyer olsaydınız asla böyle şeyler yazmazdınız. Birilerinin sözde eylem olsun diye getirip koyduğu malları yeiden reyonlarına koymak zorunda kalmak hoş bir şey değil.

Kasada oturmakla arabayı boşaltmaya gitmek aynı şey değil. Zaten onlarda saatli çalışma kavramı da zayıf. İş sürdükçe mesai mecbur devam ediyor.

Üstelik neyin protestosu bu? Niye?.. Yanlış bir yasa mı ki bu? Yani şeklen değil de esasdan, temelden itiraz ettiğiniz bir yasa mı?

Alışacağız, evimizden getirdiğimiz filelere, torbalara koyacağız aldığımız malları. Daha kullanışlı torbalarda getirip götüreceğiz eşyalarımızı.
Anladım, demek siz kasiyersiniz veya kasiyer bir yakınınız var ve empati denen şeyin farkında değilsiniz (öyle mantığa böyle mantık).

Yasaya yanlış veya doğru diye bir vurgu yapmadım. Sadece saçmalığının altını çizdim ama çıkan sonuç "kasiyer olmadığım" noktasına gelmiş. Bu yasada amacın asla üzüm yemek olmadığını düşünengillerdenim ve girişteki mantığınız size cevap verme arzumu öldürdü.

Sevgili @Aristo bende bu tartışmaların olumsuz olduğunu düşünmüyor ve tam aksine bir ayağı eksik kalmış çözümlerin önüne geçmek bağlamında faydalı buluyorum. İlk iletimde demek istediğimde tam buydu aslında. Senin -tabiri caizse- "bam bam bam" muhalefetinin yanında @Cimcimecik 'in pozitif muhalefetinin de tamamlayıcı rol oynayacağı kanısındayım.


__________________
Ben hiç insan kaybetmedim...
Sadece zamanı geldiğinde, vazgeçmeyi bildim...

Banemin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Banemin'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 14.12.18, 17:27   #20
Uzman Üye

Cimcimecik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2018
Konular: 57
Mesajlar: 2,349
Ettiği Teşekkür: 812
Aldığı Teşekkür: 2896
Rep Derecesi : Cimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Poşet | Yılmaz Özdil

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Banemin Mesajı göster
Anladım, demek siz kasiyersiniz veya kasiyer bir yakınınız var ve empati denen şeyin farkında değilsiniz (öyle mantığa böyle mantık).

Yasaya yanlış veya doğru diye bir vurgu yapmadım. Sadece saçmalığının altını çizdim ama çıkan sonuç "kasiyer olmadığım" noktasına gelmiş. Bu yasada amacın asla üzüm yemek olmadığını düşünengillerdenim ve girişteki mantığınız size cevap verme arzumu öldürdü.

Sevgili @Aristo bende bu tartışmaların olumsuz olduğunu düşünmüyor ve tam aksine bir ayağı eksik kalmış çözümlerin önüne geçmek bağlamında faydalı buluyorum. İlk iletimde demek istediğimde tam buydu aslında. Senin -tabiri caizse- "bam bam bam" muhalefetinin yanında @Cimcimecik 'in pozitif muhalefetinin de tamamlayıcı rol oynayacağı kanısındayım.


Ben kasiyer değilim ama kasiyerlerin tam gün saatlerce neler çektiğini, nasıl yorulduğunu görüp üzülecek kadar onlarla empati yapabiliyorum. Zaten verimsiz, sıkıcı ve monoton bir iş yapıyorlar, bir de ben onlara ek iş çıkarmayı bu nedenle asla düşünmem.

"Pozitif muhalefet" tanımlamanız için teşekkürler.
__________________
"Ne kadar az bilirseniz, o kadar şiddetle savunursunuz."

Bertrand Russell
Cimcimecik isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Cimcimecik'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
özdil, poşet, yılmaz


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 18:13.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.