Forum Gerçek

AnasayfaForumları Okundu Kabul Et Bugünkü Mesajlar
Geri git   Forum Gerçek > Bir Yudum İnsan > Sosyal Bilimler > Yaşamıyla İz Bırakanlar


Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Eski 18.08.2013, 13:37   #21
Çevrimdışı
Canan
Çiçekci kız

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Bin Yıllık Geleneğin Son Temsilcileri | Sarıkeçililer - Yalnızlığa G


Sarıkeçililer Derneği Başkanı Pervin Çoban Savran, geçtiğimiz günlerde Konya’nın Hadim ilçesine bağlı Beyreli köyü civarında Sarıkeçili develerine yapılan silahlı saldırının ardından yaptığı açıklamada, “Yörüklerin binlerce yıllık varlığı yok edilme aşamasına gelmiştir” dedi. Gezi olaylarına da değinen Savran, Gezi Parkı, yıllardır ülkenin dört bir yanında sürdürülen yıkıma karşı direnen halkın kalp atışı oldu” görüşünü savundu.




H
er Yıl Bin Kilometre Yürüyen Göç Kervanı


Sarıkeçililer, Anadolu coğrafyasının yaşayan kültür hazinelerinden biri. Ancak son yıllarda çeşitli baskılar sonucu giderek daralan yaşam alanları yüzünden varolma savaşımı veriyorlar. Kışı Mersin sahillerinde, yaz aylarını ise Konya ve Karaman bölgesindeki yaylalarda geçiren Sarıkeçililer, binlerce yıllık göçebe yaşamı sürdüren son topluluk. Mersin-Konya arasında Torosları aşarak yaklaşık 500 kilometre yolu 2 ayda kateden Sarıkeçililer’in göçü ilkbahar ve sonbaharda yılda iki kez tekrarlanıyor. Keçi yetiştiriciliği yaparak geçimlerini sağlayan ve Sarıkeçililer, bir yandan yerleşik yaşama geçmeleri için iskan baskısıyla karşı karşıya kalırken, diğer yandan da mera ve ormanlara yönelik yasal düzenlemelerin getirdiği yeni sonuçlardan etkileniyorlar.


Develere Her Şeyi Para Olarak Gören Zihniyetin Katliamı

Geçtiğimiz günlerde Konya Hadim’e bağlı Beyreli köyü yakınlarında su içmek için dereye gelen 13 Sarıkeçili devesine silahlı saldırıda bulunulması ise yaşadıkları zorlukları gözler önüne serdi. Biri ağır 5 devenin yaralanmasına, bir devenin ise ölümüne neden olan saldırıyla ilgili adli sürecin devam ettiğini belirten Sarıkeçililer Derneği Başkanı Pervin Çoban Savran, olayın ardından kamuoyundan destek gördüklerini ancak yetkililerin hiç bir desteğini göremediklerini belirterek, “Bu olay, bilinçsizce verilen kredilerin yarattığı bir sonuçtur. Doğayı ve canlıları tanımayan, her şeyi yalnızca para olarak gören bilinçsiz kişilere verilen kredilerle hayvancılık yapmaya kalkışan zihniyetin yarattığı bir katliamdır” diye konuştu.





‘Her Yer Beton Mezarlık Oldu''

Geçtiğimiz günlerde Mecliste kabul edilen Torba Yasa’ya eklenen önergeyle meraların imara açılmasını da eleştiren Savran, “Meraların imara açılması doğru değil. Meralar yalnızca insanların konut yapması için değil. Bu girişimden meralar çok büyük zararlar görecek. Her yer beton mezarlığı oldu. Böyle devam ederse hayvanların özgürce yaşayabileceği bir yer kalmayacak” görüşünü savundu.


‘Yörükler Bu Ülkenin Temel Taşı''

Doğada yaşayan tüm canlıların özgürlüğünün kısıtlanmaması gerektiğini vurgulayan Savran, şöyle konuştu: “Meralara yönelik baskılar ve hayvanlarımıza yapılan saldırılar, insanımızın kültürüne yönelik yozlaştırma girişimleri, Yörüklerin binlerce yıllık varlığını yok etme aşamasına gelmiştir. Başta yetkililer olmak üzere bu konuda tüm kamuoyunun bir an önce harekete geçerek gerekli adımları atmasını bekliyoruz. Unutulmamalıdır ki Yörükler bu ülkenin temel taşı, Anadolu kültürünün köşe taşıdır.”


‘Otlatma Planında Sarıkeçililer İkincil Plana Atıldı''

Sarıkeçililer’in usun süredir beklediği otlatma planlarının Mersin’in ardından Konya bölgesinde de yapıldığını ancak planda yerleşik olarak yaşayan üreticilere öncelik tanındığına işaret eden Savran, “Sarıkeçilierin kadim hakları ikincil plana atıldı. Bu konudaki itirazlarımızı yazışmalarla ilgili kurumlarla ilettik” dedi.




‘Poşu Takmakla Yörük Olunmaz''

Türkiye’de tabelasında "Yörük" yazan birçok derneğin bulunduğunu ancak bu derneklerden bazılarının Yörüklüğe yarardan çok zarar verir hale geldiği görüşünü savunan Savran, “söz konusu derneklerin yöneticileri Yörüklüğü kullanarak kişisel çıkarları uğruna içinden geçtiğimiz dönemde had safhaya ulaşan yıkımın bir parçası olmak için adeta yarış içine girmişlerdir. Dernek başkanı kimliğini kullanarak taş ocağı ruhsatı alan yöneticiler var. İnsanın özgür iradesine gölge düşüren davranışlar var. Bu bizleri oldukça üzüyor. Boynuna poşu bağlayıp deve süslemekle Yörük olunmaz. Oldukça zorlandığımız bu dönemde tabela Yörüklüğü istemiyoruz. Bu tutumlar Yörük kültürüne büyük zararlar veriyor” görüşünü savundu.


Sarıkeçililer Dosyası Dört Yıldır Unesco'da Bekliyor

Geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren Torba Yasa’ya eklenen 47. madde Sarıkeçililer’in iskân edilmek istendiğini anlatan Savran, bunun için Karaman şehir merkezinde bulunan ve halk arasında ‘Sarı Evler’ olarak anılan bölgenin seçildiğini ancak iskân edilmenin sorunlarını çözmeyeceğini dile getirdi. UNESCO ‘Somut Olmayan Kültürel Miras (SOKÜM) Programı çerçevesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Sarıkeçililer için hazırlanan dosyanın dört yıldır görüşülmeyi beklediğini anımsatan Savran, konuyla ilgili yetkililerin gerekli adımları hızlandırmalarını talep etti.


‘Gezi Parkı Yıkıma Direnenlerin Kalp Atışı Oldu''

Gündemdeki Gezi Parkı olaylarına da değinen Savran, “insanların yaşamı uzun süredir kredilerle, işsizlik korkusuyla ipotek altına alınmıştı. Halk, karşı çıktığı uygulamalara bırakın tepki göstermeyi kendi arasında bile konuşamıyordu. İnsanların düşünceleri hafife alınıyordu. Ancak Gezi Parkı, yıllardır ülkenin dört bir yanında sürdürülen yıkıma karşı direnen halkın kalp atışı oldu. Gezi olaylarıyla birlikte insanlar haklarını savunabileceklerinin farkına vardı” değerlendirmesinde bulundu.

Yusuf Yavuz

Odatv.com

__________________
  Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 18.08.2013, 14:19   #22
Çevrimdışı
Efruz
Dost Nâzım

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Bin Yıllık Geleneğin Son Temsilcileri | Sarıkeçililer - Yalnızlığa G

Başlığı görünce aklıma Karakeçililer geldi. Arkadaşım onlardan bir kızla evlenmiş. Sevmedim ben, seni alacağım diyordu güya

Yapılanlar sadece onların yaşam alanlarını kısıtlamıyor oysa ki biz de bir şekilde etkileniyoruz. Bunun bilincinde olmadan karşı saldırıya geçmek çok saçma.

__________________



Sakın sen kuş vurma yavrum,
En engin bir kardeşlikte uçar kuşlar gökyüzünde.
Tüfekle oynama yavrum,
Şakacığı bile çirkin bir canlıyı öldürmenin.

  Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Efruz'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 15.01.2016, 01:15   #23
Çevrimdışı
Suzim
Müdavim

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Bin Yıllık Geleneğin Son Temsilcileri | Sarıkeçililer - Yalnızlığa G

Ordan burdan biraz okudum , güzel bir konuymuş .
Ellerine sağlık teşekkürler @Canan


__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
  Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 20.09.2021, 16:51   #24
Çevrimdışı
Canan
Çiçekci kız

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Bin Yıllık Geleneğin Son Temsilcileri | Sarıkeçililer - Yalnızlığa G

Sarıkeçili Yörükleri’nin izinde geçen 20 yıl

Onlar Anadolu’da göçerliğin son temsilcileri. Sarıkeçili Yörükleri güzle birlikte göç yoluna düşerken, gazeteci Zeki Oğuz da 20 yıldır olduğu gibi onların izini sürüyor.





Anadolu'nun kültürel zenginliğinin en özel parçalarından biri de Yörükler… Binlerce yıla dayanan konargöçer yaşam tarzının son temsilcileri Sarıkeçili Yörükleri ise ağır yaşam şartlarına rağmen hâlâ ayakta durmaya çabalıyor. Soğuk kış aylarını Silifke, Mut, Aydıncık, Bozyazı gibi sıcak bölgelerde geçiren Sarıkeçililer mayıs ayı başlarında ise Ermenek, Bozkır, Hadim, Seydişehir yaylalarına göçüyor. Bugün nüfusları 200-250'ye kadar düşmüş durumda. İsimlerinden de anlaşıldığı gibi hayvancılık, özellikle de keçi yetiştiriciliği yapıyorlar.




Yok olmaya yüz tutan bu kültürü, gelecek nesillere aktarmak için onları fotoğraflamak, yaşam tarzlarını, geleneklerini, hikayelerini kaleme almak çok önemli.



Zeki Oğuz

Bu yolda en çok çaba gösteren isimlerden biri ise gazeteci-yazar Zeki Oğuz. 20 yıldır Sarıkeçili Yörükleri'nin izini süren, 3 kitap ve sayısız metin yazan, yüzlerce fotoğraf çeken Oğuz, bugünlerde yine yaylalardaki göç hazırlığını takip ediyor.





Bir Yörük dernek başkanının göçerler hakkında yeterli eser olmadığından yakınması üzerine bu işe başladığını aktaran Oğuz, “Yörükleri bulmak için dağlara çıktım. Çok sorun yaşadıklarına şahit oldum. Yaylalara geldikleri zaman muhtarlarla sorun yaşadıklarına, göç yollarında nice sıkıntılar çıktığına şahit oldum. Bazen günlerce onların yanında çadır kurarak, hayatlarını gözlemledim. Onların kültürlerini insanlara tanıtmak ve bu kültürü kitaplarda yaşatmak benim için gurur verici bir hizmet” dedi.





ADLARININ KÖKÜ BİLE ‘YÜRÜMEK'


YÖRÜK adı, yürü(mek), yörü(mek) kökünden türetilmiştir. Yörüklerin yıllarca devlet baskısı altında yaşadığını belirten Oğuz “Geçmişte orman idaresi, ‘bunlar ormanlara büyük zarar veriyorlar' diyerek Yörüklere sorun çıkarıyordu. Bunun yanlışlığı ortaya çıkınca baskı hafifledi” dedi.




KÜLTÜRLERİNİ BİN YILDIR KORUYORLAR


Yörüklerin örnek alınması gerektiğini ifade eden Zeki Oğuz'a göre, “Yörük kültürü bu ülkenin mayasında var.” Oğuz, bu kültürü ise şöyle tarif ediyor: “Günümüzde insanlar bencilleşti ve yozlaştı. Ama Yörükler, bin yıl önce nasılsa hâlâ o duruluklarını korumayı başarabilmiş. Yörükler, çok sosyal olmazlar. Hayvancılık yapıyorlar ve yaşam tarzları birbirine yakın durmaya elvermez. Çadırlarının uzak yerlerde olması gerekir. Birlikte yapmaları gereken bir iş varsa mesela çadır dikiminde haberleşirler ve toplanırlar. Şehirde veya ova köyünde bir evin kapısını çalsan kapıyı belki tereddütle açarlar veya hiç açmazlar. Ama hangi çadıra gidilirse gidilsin buyur ederler. Çayları hazırdır. Sofranı hemen kurarlar, ‘aç mısın, tok musun?' diye sormazlar. Samimi olduğunu hissederlerse sahip çıkarlar.”




__________________
  Alıntı ile Cevapla
Canan'in Mesajına Teşekkür Etti
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
dağlar, deve, direk, göçebe, güneş, hayvan, kasaba, keçe, keçi, oğuz, orta asya, pehlivan, sarıkeçililer, temsilci, toroslar, yalnızlığa, yörük


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hızlı Erişim


WEZ Format +3. Şuan Saat: 17:39.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.