Forum Gerçek

AnasayfaForumları Okundu Kabul Et Bugünkü Mesajlar
Geri git   Forum Gerçek > Gezelim & Görelim > Buram Buram Türkiye'm > Karadeniz


Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Eski 24.03.2014, 17:28   #1
Çevrimdışı
ReaL
Deniz Sevengillerden

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Tarihi ve Gezilecek Yerleri ile Göynük İlçesi (Bolu)



Göynük İlçesi, Bolu'nun güneybatısında yer alan yedi mahalle ve altmış altı köy barındıran ‘şeker fasulyesi’, ‘uğut marmelatı’, ‘tokalı örtüleri’ ve ‘tahta oymacılık eserleri’ ile ünlü bir ilçesidir. 20 nci yüzyıl başlarına ait eski Türk evleri bakımından zengin olan ilçe, sahip olduğu 137 adet tarihî konut, 21 cami, türbe, çeşme, hamam, kule ve hazire olmak üzere toplam 158 adet sivil mimari eser sebebiyle "Kentsel Sit Alanı" ilan edilmiştir. İlçede ayrıca 14 ncü yüzyılda Gazi Süleyman Paşa tarafından inşa ettirilen tarihi cami, hamam ve konak da bulunmaktadır.







Göynük İlçesi’nin Tarihi Roma, Bizans ve Anadolu tarihi ile iç içedir. Göynük’ün bilinen en eski adı Koinon Gallicanon’dur. İlçenin Susuz, Kilciler, Narzanlar, Boyacılar köylerinde ve bu köylerin civarlarında Bizans devrine ait yazı eserleri bulunmaktadır. Ayrıca Kilciler Köyü’nde bir de kilise kalıntısı bulunmaktadır.


Anadolu Selçuklu Devleti yıkıldığı zaman kurulan beylikler arasında olan Umurbey Han beyliğinin merkezi Göynük’tür. Bizanslılarla yapılan çarpışmalarla Osmanlılar Umurbey Han elinden Göynük’ü almıştır. Osmanlının ilk kuruluş dönemlerinde Orhan Gazinin oğlu, Gazi Süleyman Paşa Göynük’e yerleşerek burada kendi adı ile anılan muhteşem bir cami ve bir de hamam (1331-1335) yaptırmıştır.

Osmanlı'nın kuruluş dönemi mimari eseri olan bu muhteşem cami ve hamam halen kullanılmaktadır. İstanbul’un ikinci defa kuşatılmasından sonra Bizans İmparatoru Yuannis ile anlaşan Yıldırım Beyazıt, Göynük dolaylarından bir kısım ahaliyi İstanbul’da kurulacak İslam mahallesi için İstanbul’a yerleştirmiştir. Ancak yapılan anlaşma bozulunca Göynüklüler İstanbul’dan ayrılarak Tekirdağ’da Göynük'lü Köyü’nü kurmuşlardır.





1453 yılında İstanbul’un Fethinde, Fatih Sultan Mehmet Han Hz’nin Hocası Akşemseddin Hz’leri olup, fetihte büyük katkısının olduğu da tarihe geçmiştir. Bu büyük Veli Akşemseddin Hz’leri Eyüp Sultan Hz’nin kabrini bulmuş ve Pastör’den asırlarca önce mikrobu keşfetmiştir. Fetihten sonra devlet işlerinden elini çeken Akşemseddin Hz’leri Göynük’e yerleşerek, 15 yıl burada yaşamış ve Göynük’te vefat etmiştir. Bu büyük zat’ın türbesi Göynük’dedir. Bununla birlikte büyük velilerden Debbağ Dede Hazretleri ve Ömer Sıkkıni Hz’nin türbeleri de Göynük’te bulunmaktadır.

Cumhuriyet Döneminde idari teşkilat yeniden kurulduğundan, Bolu Vilayet olmuş, Göynük, Düzce, Gerede ve Mudurnu Bolu’nun ilk kazalarını oluşturmuşlardır. Halen Göynük Bolu’ya bağlı bir ilçedir. 1923’de ilçenin ilk kaymakamı Hurşit Bey olup bu dönemde Kurtuluş Zaferi anısına ilçenin hakim tepesine Zafer Kulesi inşa edilmiştir. Halen bu kule tarihi anıtsal yapı olarak korunmaktadır. Her yıl Mayıs ayının son haftası ilçede Akşemseddin Hazretlerini Anma Günü Etkinlikleri düzenlenmektedir.



İlçenin mevcut durumu ile tarihi dokusu bozulmamış ender rastlanan Osmanlı kasabalarından birisidir. İlçemiz en eskisi yaklaşık 700 yıllık eski eser niteliğindeki konut, işyeri, hamam, türbe, hazire, Tarihi Çınar ağaçları gibi tarihi değerlerle süslü olup bu eserler halen işlevlerini sürdürmektedirler.

Bu değerlerle birlikte halen yaşayan bir tarih olan ilçede kültürel değerler ve gelenekler, giyim kuşam, yöresel folklor, yöresel mutfak kültürü ve sosyal ilişkiler halen orijinalliğini koruyarak yaşatılmaktadır. İlçede korunan tek yapıların yanı sıra tüm yerleşim alanı kentsel sit alanıdır. Bu konuda yapılan çalışmalar eski araştırmalar ile birleştirilerek geçmiş ve bugünkü durumlar tespit edilmiştir.


En son kapsamlı çalışma ise 1991 yılında İller Bankası, Göynük Belediyesi ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tespit görevlilerinin ortak çalışmaları ile halen yürürlükteki “Koruma Amaçlı İmar Planı” yapılarak yürürlüğe konulmuştur. Bu Koruma Planı titizlikle halen uygulanmaktadır. Göynük ilçesi inanç turizmi ve kültür turizmi ile önemli bir turizm potansiyelini bünyesinde muhafaza etmektedir.

  Alıntı ile Cevapla
16 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 24.03.2014, 23:01   #2
Çevrimdışı
ReaL
Deniz Sevengillerden

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Tarihi ve Gezilecek Yerleri ile Göynük İlçesi (Bolu)




  • Göynük Evleri



Göynük evlerinde, ilk Osmanlı yapılarının estetikleri, sadelikleri, yakınlıkları ve insana coşku veren özellikleri vardır. Bu evler bir biri üstünden ileriye bakmaya çalışan, zaman zaman % 40′ı bulan bir eğim üzerinde ve dar sokakların çevresinde bahçeler içerisinde kurulmuştur. Evler genellikle zemin kat üzerine 1 veya 2 kattır.


Yaşları 100-150 yılı bulan Göynük evlerinde giriş katı depo ve kiler olarak kullanılır. Ara katta gündelik kilerler, hizmetçi odaları, mutfak, bayram günlerinde şölen yemeklerinin pişirildiği ocaklı fırın evi yer alır. Zengin evlerinde fırın evi bahçenin ayrı bir köşesinde kurulmuştur. Birinci katta ise geleneksel Türk evindeki boş oda ile öbür odalar bulunur ve gündelik yaşam bu katta geçer. Genellikle her odanın ocağı, yüklüğü, sedirleri, boş odası (Gusulhanesi) vardır.


Eve gelecek yeni gelin bu odada kısmen bağımsız bir yaşam sürdürebilir ya da bir konuk bu tip bir odada rahat ettirici bir şekilde ağırlanabilir. Göynük’teki bu evlerin sıcak iç yapısını dışa yansıtan en güzel örneğini pencereler oluşturur. Eski Göynük evlerinin pencereleri önce sayılarıyla içeriyi, dışarıya yansıtırlar üç pencere bir oda demektir. Şayet pencere sayısı daha çok ise ve ve pencereler dışarıya taşmışsa açık sofalı bir oda tipini düşünebiliriz.


Ayrıca pencere etrafındaki kafesler, cumbalar sıcak görünüm sağlayan ve dışa yansıyan özellikleridir. Evlerin çatıları genellikle kırma çatı türünde olup, üzerleri yerli kiremitlerle örtülüdür. Bazı evlerin odalarında, kapı ve pencerelerindeki ahşap işleme ve motifler görülmeye değer. Göynük evleri arasında, 1890 yılında yapılan Hükümet Konağı uyumlu bir ihtişamı yansıtır.
  • Zafer Kulesi


Göynük’ün simgesi haline gelen Zafer Kulesi ilçeye hakim bir tepeye 1923 tarihinde Cumhuriyet döneminin ilk Kaymakamı Hurşit Bey tarafından yapılmıştır. Altıgen taş temel üzerine, 3 katlı ahşap yalı baskı mimarisiyle yapılan Zafer Kulesi, Kurtuluş Savaşı’nın başarılarını sonsuza ulaştırmak istercesine halkın en coşkulu duygularını yansıtan anıtsal bir eserdir.

  • Çubuk Gölü


Göynük Bolu yolunun 5. km’sinden sola dönerek 6 km daha yol yapıldığında Çubuk Gölü ile buluşulur. Kayabaşı Tepesinden inen heyelanın genişleyen vadiyi tıkaması sonucu oluşun göl, 15 hektar büyüklüğünde olup deniz seviyesinden 1150 metre yüksektedir. Kıyısında gölbaşı mahallesi vardır. Çevresinde yürüyüş parkuru bulunmaktadır ve etrafı güzel çam ormanlarıyla çevrilidir. Günübirlik piknik ve kamp amaçlı geziler için tercih edilmektedir. Çubuk gölü balık avlamayı ya da yürüyüş yapmayı sevenler için idealdir.




  • Sünnet Gölü



Göynük Bolu yolunun 20.km’sinden sağa dönüp 4 km. daha gidildiğinde Sünnet gölüne varılır. Erenler ile Kurudal arasındaki dar vadinin heyelan sonucu tıkanmasıyla oluşan gölün büyüklüyü 18 hektar, deniz seviyesinden yüksekliği 820 metre en derin yeri ise 22 metredir. Konaklayabilecek modern tesislere sahiptir. Göl ve çevresinde balık avlayabilir dağ yürüyüşü yapabilinir.

  • Yaylalar


1.000-1.500 m arasında, dar bir şeritte sıralanan yaylaların en önemlileri kuzeyinde sıra dağlarının uzanışına paralel yüksek düzlükler ise doğu-batı istikametinde Karabey, Çubuk, Değirmenözü ve Kaşıkçık Yaylaları’dır.Bu yaylalar hayvan yetiştirme bakımından çok önemlidir. Mudurnu, Dokurcun, Adapazarı hayvanlarını buralar beslemektedir. Ayrıca yaylalarda turizm için önemli bir yer teşkil etmektedir. Buraya gelen yerli ve yabancı turistler Göynük’ün çeşitli yaylalarına çıkarak hem doğanın muhteşem güzelliğini seyrediyorlar hem de dağ yürüyüşü yaparak kentin stresli ve gürültülü ortamından uzaklaşırlar.
  Alıntı ile Cevapla
13 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 25.03.2014, 04:13   #3
Çevrimdışı
ReaL
Deniz Sevengillerden

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Tarihi ve Gezilecek Yerleri ile Göynük İlçesi (Bolu)

  • Bıçakçı Ömer Dede (Ömer Sıkkini) Türbesi


Hacı Bayram'ın Hakk'a yürümesinin ardından, Akşemseddin ve Ömer Dede kendi ayrı şeyhliklerini kurarlar. Akşemseddin, Hacı Bayram'ın Ömer Dede'de bulunan taç, hırka, asa gibi emanetlerini almak ister. Ömer Dede bunun üzerine Akşemseddin'den ertesi gün fakirhanesine gelmesini, emanetleri orada vereceğini söyler. Ömer Dede Akşemseddin'in gelişinden önce evinin bahçesine büyük bir odun yığını yaptırır ve Akşemseddin gelince de odunları tutuşturur. Sonra Akşemseddin'e emanetlerin evde olduğunu, ateşten geçerek emanetleri alabileceğini söyler. Akşemseddin ateşe giremeyince Ömer Dede kendisi ateşten geçerek emanetleri giyinir ve emanetler yanıp kül oluncaya kadar ateşin içinde dolaşır. Bu olay ile Ömer Dede tacı ve hırkayı attığı için Melami olarak tanınır ve 2. devre Melamîliğin kurucusu olur.



  • Debbağ (Tabak) Dede Türbesi


Hayatı ile ilgili menkıbelere dayanır. Mesleği deri tabakçılığıdır. Halk kendisini Tabak Dede diye tanır. Anlatılanlara göre ermiş ve ermişlikte yüksek bir mertebeye ulaşmıştır. Bir hac mevsiminde Göynük ve civarından bir grup Müslüman hac ibadetini yerine getirmek için Hicaz’a giderler ve görevlerini yerine getirirken hacılardan biri kaybolur.

Diğer hacılar döner, o kalır, çaresizlik içinde kıvranırken Arap’ın biri yanına gelip derdini sorar, o da anlatır. Arap merak etmemesini Göynük’ten bir zat’ın her sabah namaz için Mekke’ye geldiğini, onunla dönebileceğini söyler. ”Namazdan sonra sıkıca sarıl, ne derse desin sakın bırakma”der. Adam söylenenleri yapar, Tabak Dede bakar ki kurtuluş yok,” gözlerini yum, ben aç demeden, açma, bu olayı da kimseye söyleme” der. Birlikte Göynük yakınlarına gelirler Gümele (şimdiki Mihal Gazi) köyünden olan bu adam bir süre sonra dericilikte kullanılan tetere otu satarken Göynük’te Tabak Dede’yi tanır, “vademiz dolmuştur, suyumuz ısıtılsın” der ve vefat eder.



  • Gazi Süleyman Paşa Camii ve Hamamı

Gazi Süleyman Paşa Camii



Gazi Süleyman Paşa Camii yanındaki hamamla birlikte 1331-1335 yılları arasında Osmanlı Hükümdarlarından Orhan Beyin oğlu Şehzade Gazi Süleyman Paşa tarafından külliye olarak inşa edildi. Bu külliye aynı zamanda çok ilginç bir hikâyeye de sahiptir. Rivayet olunur ki; Camii’nin yapımı sırasında yapıya taş getiren ama getirdiği taşı bırakmadan geri götüren bir işçi Süleyman Paşa’nın dikkatini çeker.

Gazi Süleyman Paşa Hamamı


İşçiye “niye aynı taşı getirip yerine koymadan geri götürüyorsun” diye sorduğunda “kirli olduğum için taşı mübarek bir yapının, temellerine koymak istemedim” der bunun üzerine Süleyman Paşa hemen ustabaşına emir vererek caminin yanına birde hamam inşa edilmesini ister. Böylece günümüze kadar varlığını devam ettiren ve Göynük’ün en eski mimari yapıtlarından biri olan Gazi Süleyman Paşa Camii ve Hamamı ortaya çıkar.




  • Akşemseddin Hazretleri Türbesi


Fatih Sultan Mehmet’in hocası Akşemseddin’in Göynük’deki Türbesi 1464 yılında Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılmıştır. Kefeki taşından yapılmış kasnaksız bir kubbe ile örtülü altıgen planlı bir yapıdır. Girişi doğu yönündedir. Kapının üzerinde sivri kemerli bir alınlık yer alır.


Türbenin içi çok sadedir. Kubbenin oturduğu pandantifler ilgi çekicidir. Her kenarda, altta ve üstte ikişer sıra halinde yer alan pencerelerden üst sıradakiler geç devre ait renkli camlı alçı şebekelerle süslenmiştir. Akşemseddin’in sandukası 2.50 × 0.50 metre boyutunda, kapıdan içeri girince sağdadır. Ceviz üzerine kabartma yazı ile süslü olan bu sanduka Osmanlı ağaç işçiliğinin güzel bir örneğidir. Kapaklar narçiçeği kabartması ile süslenmiştir. Türbede ayrıca Akşemseddin’in oğulları Sadullah ile Emrullah çelebilerin sandukaları vardır.



  • Akşemseddin Hazretlerini Anma Etkinlikleri


Akşemseddin Hazretlerini Anma Günü 1988 yılında başlamış olup, her yıl büyük bir coşkuyla kutlanmaktadır. Anma günü; Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bolu Valiliği, Göynük Kaymakamlığı, Göynük Belediye Başkanlığı, Akşemseddin Hz. Vakfı ve Sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla her yıl İstanbul’un Fetih Kutlamalarından bir hafta önce Mayıs ayının üçüncü haftasının Pazar günü yaklaşık kırk bin kişinin katılımıyla tertiplenmektedir.

Kutlamalar çerçevesinde Tasavvuf Musiki’si, sema gösterisi, mehteran, havai fişek gösterisiyle ülkemizin seçkin Hafız ve Mevlidhanlarınca Gazi Süleymanpaşa Cami’inde Mevlid-i şerif ve Kur’an-ı Kerim okunmaktadır. Aynı gün anma gününe katılan misafirlere aş dökümü (pilav) ikram edilmektedir.
  Alıntı ile Cevapla
15 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 25.03.2014, 04:27   #4
Çevrimdışı
ReaL
Deniz Sevengillerden

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Tarihi ve Gezilecek Yerleri ile Göynük İlçesi (Bolu)





İlçenin nüfusu 2011 yılı “Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi” verilerine göre 15.935 kişidir. Bunun 3.900'ü ilçe merkezinde, 12.034'ü ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır. İlçe nüfusu azalma eğilimindedir.


Göynük ilçesinde ailelerin çocuk sayıları genelde azdır. Köylerden ilçe merkezine belirgin bir göç olsa da, asıl göç köylerden ve merkezden büyük şehirlere doğru bir yön izlemiştir. Bu nedenlerden Göynük İlçe nüfusu 1970`lerden 1990`a kadar önemli değişimler göstermediğini ifade etmek yanlış olmayacaktır. Ancak 1990 ile 1997 yılları arasında ilçe merkezinin nüfusunda bir artış görünüyorsa da köyler nüfusunda belirgin bir azalış nedeniyle toplam nüfusta ciddi bir azalma görülmektedir. Göynuk Cuma Mah. Çeşme Mah. Yenice Mah. Kepkebir mah. Sofuali Mah. Hacıabti Mahallesi olmak üzere 6 mahalledir.






İlçe mevcut durumu ile tarihî dokusu bozulmamış ender rastlanan Osmanlı kasabalarından birisidir. Göynük en eskisi yaklaşık 700 yıllık eski eser niteliğindeki konut, işyeri, hamam, türbe, hazire, tarihî çınar ağaçları gibi tarihî değerlerle süslü olup bu eserler halen işlevlerini sürdürmektedirler. Bu değerlerle birlikte halen yaşayan bir tarih olan ilçede kültürel değerler ve gelenekler, giyim kuşam, yöresel folklor, yöresel mutfak kültürü ve sosyal ilişkiler halen orijinalliğini koruyarak yaşatılmaktadır. İlçede korunan yapıların yanı sıra tüm yerleşim alanı kentsel SİT alanıdır.



Bu konuda yapılan çalışmalar eski araştırmalar ile birleştirilerek geçmiş ve bugünkü durumlar tespit edilmiştir. En son kapsamlı çalışma ise 1991 yılında İller Bankası, Göynük Belediyesi ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tespit elemanlarının ortak çalışmaları ile halen yürürlükteki “Koruma Amaçlı İmar Planı” yapılarak yürürlüğe konulmuştur.






İlçenin ekonomisi küçükbaş kümes hayvancılığı ve tarım'a dayalıdır. Öncesinde ilçe genelinde yüzden fazla el tezgahında el dokuması bez ve kumaş dokuması yapılırken, günümüzde bu faaliyet yaygınlığını kaybetmiştir. Kılavuzlar köyünde tahta oymacılığı günümüze taşınan el sanatlarındandır. Göynük, Çatacık köyü alçı taşı ve mermer sahasıdır ve bu konuda faaliyet gösteren işletmeler mevcuttur.


Ayrıca Göynük havzasından kömür madeni çıkarılmaktadır. İlçede hemen hemen hiçbir şekilde değerlendirilmeyen ve kömürden sonra en önemli enerji kaynağını oluşturan bitümlü şistler, sentetik sıvı yakıt olarak kullanılabilirliğinin yanı sıra, petro-kimya sanayii için de girdi olma potansiyeline sahiptir.






Göynük, Bolu'nun güneybatısında yer alıp il merkezine 98 km uzaklıktadır. İlçe Bilecik, Eskişehir, Ankara ve Sakarya illerinin sınır komşusudur. 1000–1500 m arasında bir şeritte sıralanan yaylaların en önemlileri Çubuk Yaylası, Arıkçayırı Yaylası, Bulanık Yaylası, Değirmenözü Yaylası, Hacımahmut Yaylası yaylalarıdır.


İlçenin 30 km güneydoğusunda dik yamaçlar arasında bir vadide Himmetoğlu Köyü yakınında “Çatak Sıcak Su Kaynağı” bulunmaktadır. Kaplıcanın 32 °C sıcaklıkta olan suyu kalsiyum bikarbonatlıdır. Romatizma ve siyatik gibi rahatsızlıklara iyi gelmektedir. Çevrede bulunan kalıntılardan Romalılardan beri kullanıldığı sanılmaktadır.

Geyik, karaca ve diğer yabani hayvanların korunarak çoğaltılması amacıyla kurulan yaban hayatı geliştirme sahası olan Göynük Kapıdağı Ormanı, Çatak Kaplıcaları, ilçenin 27 km doğusunda denizden yüksekliği 820 m olan (18 ha alanı) Sünnet Gölü, ilçenin 11 km kadar kuzeyindeki heyelan sonucunda meydana gelen (15 ha alanı) Çubuk Gölü, Bölücekova köyü şelale ve kanyonu görülmesi gereken turistik yerler ve diğer coğrafi yer şekilleridir.


Göynük'te yerleşme ile gelişme alanları flişlerden yapılıdır. Bolu ve Abant deprem üs merkezleri etkisindedir. Dik yamaçlarda kaya düşmeleri olabilmektedir. Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’nda 2. derece tehlikeli bölge içindedir






Göynük, ne deniz ikliminin bariz etkilerinin görüldüğü Karadeniz iklim tipi, ne de İç Anadolu'nun tam karasal iklim özelliklerinin görüldüğü bir sahadır. Her iki iklim tipi arasında geçiş özelliği gösterir. Göynük, genel bir açıklama ile yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve kar yağışlı karasal iklim özellikleri göstermektedir.


Fakat sonbaharda başlayan yağışlı devrenin Mayıs ortalarına kadar uzaması karasal iklim tipinden ayrılmasına sebep olmaktadır. Sıcaklıkların yıllık gidişi mevsimlerin genel karakterine uygun bir seyir göstermektedir. Aralık, Ocak, Şubat ayları en soğuk aylar, Haziran, Temmuz, Ağustos ayları ise en sıcak aylar olarak görülür.


  Alıntı ile Cevapla
15 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 25.03.2014, 18:10   #5
Çevrimdışı
ReaL
Deniz Sevengillerden

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Tarihi ve Gezilecek Yerleri ile Göynük İlçesi (Bolu)





  • Akşemsettinoğlu Konağı
İlçe Merkezindeki ahşap tarihi Osmanlı konağı olup, iç mefruşatları da bu özelliğe uygun olarak restore ve dizayn edilmiştir. 18 yatak kapasiteli olup, kaloriferli, 24 saat sıcak su, minibar, kahvaltı salonu, sedirli oturma eyvanı bulunmaktadır. Tel: 0374 451 62 78



  • Hacı Ali Paşa Konağı
Hacı Ali Paşa Konağı Türkiye 2001 yılı en güzel görünümlü eseri olarak seçilmiştir. Konak 4 odalı, 12 yatak kapasitelidir. 24 saat sıcak su bulunmakta, kaloriferli ısınma sağlanmaktadır. Zengin yöresel yemeklerle donatılmış konak mutfağında sabah kahvaltısı, öğle ve akşam yemeği hizmeti verilmektedir. Tel: 0374 451 25 66


  • Diğer Önemli Konaklama Yerleri
Doğa Otel, Göynük Oteli, Doğal Yaşam Hoteli, Türksoylar Konağı, Gürcüler Konağı






İstanbul – Göynük Güzergâhı
İstanbul, İzmit, Adapazarı’na kadar otobandan gelerek, Bilecik-Eskişehir istikametine dönerek 28 km yol alarak Geyve-Taraklı yol ayrımına gelecek ve buradan da 60 km’ yol alarak Göynük’e ulaşabilir. Yolun tamamı asfalt ve % 85’i oldukça düzgündür. İstanbul (Harem) – Göynük 230 km’dir.


Bolu Haritası



  • Ankara – Göynük Güzergâhı
Ankara, Sincan, Ayaş, Beypazarı, Çayırhan, Nallıhan a kadar 150 km gelerek, Nallıhan’dan 10 km daha yol alarak sola Göynük istikametine dönecek ve 50 km daha yol alarak Göynük’e ulaşabilir. Göynük – Ankara 220 km’dir. Yolun tamamı asfalt ve oldukça düzgündür, trafik yoğunluğu son derece azdır.




  • Bolu – Göynük Güzergâhı
Bolu’dan 50 km yol alarak Mudurnu girişine gelecek ve buradan sağa dönerek Göynük Nallıhan istikametine girecek, 5 Km daha giderek tekrar sağa Göynük Akyazı İstikametine girecek, 13 km daha giderek sola Göynük ayrımına gelecek ve buradan da 32 km yol alarak Göynük’e ulaşılabilir. Yolun tamamı asfalt ve %70‘i oldukça düzgündür. Trafik yoğunluğu oldukça azdır.











Tarhana Çorbası

Göynük hanımlarının evlerinde kendi el emekleri ile yaz aylarında yaptıkları ve tadına doyum olmayan, sofralardan da hiç eksik edilmeyen bir çorbadır. Kadınlar bu çorbayı yaparken bol yoğurt, un ve tuz ile yoğurdukları hamuru yaklaşık bir hafta kadar bekletip iyice ekşimesini sağlarlar. Hamur güneşin güzel olduğu bir günde bahçe ya da iyi güneş alan bir alanda temiz çarşaflar üzerine serilerek kurutulur. Kuruyan hamur daha sonra komşuların yardımı ile birlikte birkaç saat içinde elde ovularak irmikten biraz daha iri olmak şartı ile kalburdan geçirilir ve daha sonra yine güneşte kurumaya bekletilir. Bu çorba kızılcık tarhana, domates soslu tarhana vs. şeklinde hazırlanışı esnasında yeni tatlar eklenerek çeşitlendirilebilmektedir.


Erişte Çorbası

Yine Göynük hanımları kışa hazırlık maksadı ile yaz aylarında birbirleri ile yardımlaşarak erişte çorbası ve ev makarnası kesmektedirler. Bu çorbanın yapımı ise; bol yumurta, un, tuz, su ise yoğrulan hamur, aile nüfusuna ya da senede ne kadar tüketileceklerine oranla pazılar (yufkalar) halinde açılarak ev içerisinde yine temiz çarşaflar üzerine serilip kesime hazır şekilde kurutulur (tavlandırılır). Kuruyan hamurlar, kadınların bir araya gelip tahta sofralar üzerinde büyük bir özen ve el emeğiyle ince ince kesilmektedir. Kesilen çorba yeniden kurutulur ve kışa saklanır. Göynük kadınları için bu bir uğraş değil zevktir. Fedakâr kadınlar kış için yaptıkları hazırlığın yanı sıra böyle günlerde birbirleriyle sohbet edip komşuluk ilişkilerinin de yardımlaşma ile daha da arttırmaktadırlar. Özellikle erişte kesimi esnasında bıçakların o tahta sofranın birlikte çıkarttığı ses ortama ayrı bir güzellik katmaktadır.



Düğün Çorbası

Et suyuna, un, yumurta ve yoğurttan yapılan terbiyenin katılması ve üzerinde kızdırılmış tereyağı sosu, karabiber ve maydanoz konularak servise sunulan, lezzetine doyum olmayan geleneksel bir çorbadır. Düğün ve mevlitlerde verilen yemeklerde vazgeçilmezlerdendir.


Keş (Kesik)

Yoğurt, yayıkta yağı alındıktan sonra ayran haline getirilir. Daha sonra bu torbaya (Göynük’ün “torbalı” şeklinde adını aldığı, özel dokuma, bez torbalar) konularak süzdürülür. Torba, süzdürme esnasında sık sık değiştirilir ve bu sırada üzerine baskı (taş) konur. Süzüldükten sonra kalıplar halinde şekil verilir.


Ekmek Çeşitleri

Bayram ve kandillerde çörek (sade-cevizli) yapılarak konu komşu ve ihtiyacı olanlara dağıtılır. Yine düğünlerde de bu tür çörekler yapılır, fakat farklı olarak bu çöreklerin üzerine şeker ve para da batırılır. Yine Göynük’te yaygın olarak hala devam eden ev ekmeğinin lezzetine doyum olmamaktadır. Ayrıca hanımlar yine kışa hazırlık olması maksadıyla sayısı bazen 100′ü aşan yufkalar pişirmektedirler. Bu yufka “sac” adı verilen topraktan yapılan levhanın altına odun ateşi yakılması ile pişirilmektedir. Pişirme esnasında yufkayı çevirmek için kullanılan uzun saplı tahta spatulaya ise halk arasında “pişirgeç” denilmektedir. Yine ekmek ve çörekler de taş fırınlarında, odun ateşi ile pişirilmektedir.


Ev Makarnası

Erişte çorbası ile yapımı aynıdır. Sadece yufkalar makarna yapımında biraz daha kalın açılmaktadır. Çeşitlerine göre saçak, topalak olarak adlandırılır.


Et Yemekleri

Güveç, kuzu doldurma, kavurma


Tatlılar

Oklava tatlısı, baklava, höşmerim (lor kavrularak içine şerbet katılır ve koyu kıvamda, soğutularak servis yapılır), kabaklı yufka (sade halde ya da üzerine süt dökülerek de servis yapılabilir), uhud (buğday ıslatılıp çimlendirilir, daha sonra ince bir şekilde çekilerek kazanda pişirilir. Pişirme esnasında içerisine un ve su ilave edilir. Sadece ve bir kişi tarafından karıştırılır. Kıvamına göre pişirme süresi 24 saat sürebilir. Bu süre içerisinde sürekli odun ateşinde kaynamasına ve karıştırılmasına dikkat edilir. İçerisine şeker konulmadan yapılan, çok zahmetli fakat tadına doyum olmayan bir tatlıdır), Pekmez (armut, üzüm vs. ile yapılır.)


Börekler

Su böreği, yufkaböreği.


Pideler

Patatesli, patlıcanlı, lorlu, peynirli, kabaklı, ıspanaklı, mancarlı, kıymalı vs. çeşitleri vardır.


Gözleme

Toprak veya metal levhalarda (sac) pişirilerek hazırlanır. İçerisine peynir veya ceviz de konulabilir.


Kaynak1 - Kaynak2 - Kaynak3

__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
  Alıntı ile Cevapla
13 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 25.03.2014, 18:47   #6
Çevrimdışı
Lion
...Az İnsan Çok Huzur...

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Tarihi ve Gezilecek Yerleri ile Göynük İlçesi (Bolu)

Bolu'ya defalarca gitmişimdir de amaç farklı olduğundan forum mantığıyla pek gezip göremedim.

Bilgiler için teşekkürler biraderim tekrar yolum düşerse en azından Göynük aklımda.
  Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz Lion'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 25.03.2014, 19:04   #7
Çevrimdışı
Maviş
Gerçek Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Tarihi ve Gezilecek Yerleri ile Göynük İlçesi (Bolu)

Konu harkulade olmuş, ellerin dert görmesin ReaL

Türküye bittim zaten.
__________________
Seni sevmekten vazgeçmeyen biri varsa eğer
Korkma incinmekten
Bırak sıyrıklar olsun dizlerinde
Öper ve geçer..


  Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz Maviş'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 25.03.2014, 19:15   #8
Çevrimdışı
Redwine
"Her Şey Güzel Oldu"

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Tarihi ve Gezilecek Yerleri ile Göynük İlçesi (Bolu)

Göynük evlerine bayıldım.. Tarihi dokusuna da... Gidip, gezmek, görmek gerek...

Bu muhteşem sunum için ellerine sağlık, teşekkürler Real...
__________________
  Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz Redwine'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 25.03.2014, 19:48   #9
Çevrimdışı
DarkAngeL
...:: HüsoMeL::...

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Tarihi ve Gezilecek Yerleri ile Göynük İlçesi (Bolu)

Konunun güzelliği ile ilgili söylenebilecek pek birşey yok.
Sen lisanslı bir gezi rehberisin nerdeyse artık

"Melek Hanım has bahçede geziyor
Kınalı da eller inci de mercan diziyor
Hanım da ninesi bu işleri seziyor"


Ama Melek adına yakılmış bir türkü duymamıştım hiç.

Araştırdım da hikayesi de şöyleymiş:

"Melek hanım aslen Bolu'ludur. Bolu'nun Göynük ilçesine ninesiyle birlikte kaymakamın misafiri olarak gelmektedirler. Melek hanım ile Göynüklü bir genç birbirlerine aşık olurlar. Göynük' te has bahçe denilen yerde buluşmaya başlarlar. Melek'in ninesi bunu farkeder ve mecburen nikahları kıyılır. Daha sonra genç delikanlı askere gider, Melek de has bahçede onu hasretle beklemektedir daha sonra genç adamın şehit olduğu haberi gelir ve Melek hanım bu acıya dayanamayıp birkaç yıl sonra ince hastalıktan ölür ve adına türkü yazılır."

Teşekkürler ellerin dert görmesin
__________________
  Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz DarkAngeL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 25.03.2014, 19:49   #10
Çevrimiçi
Canan
Çiçekci kız

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Tarihi ve Gezilecek Yerleri ile Göynük İlçesi (Bolu)

Bolu'ya gittim. Sadece, çarşı pazarını dolaştırdı kaynım giller .

Göynük güzel, şirin ve tarihi yapıtlar yönünden zengin ve şirin bir ilçe imiş. Gidip görmeyi, evlerindeki kapı - pencere ahşap oymalarını yakından incelemeyi ve Zafer kulesinin fotoğrafını çekmeyi isterdim.

Evlerinin mimarisi bana Amasya'nın Yalıboyu evlerini anımsattı.

Güzel bir tanıtım olmuş ReaL ellerine sağlık ve teşekkürler...
__________________
  Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
akşemseddin anma, akşemseddin türbesi, bolu göynük, bıçakçı ömer, cami, camii, çubuk, debbağ dede, gazi süleyman paşa, goynuk, gölü, göynük, göynük evleri, göynük gezilecek yerler, göynük ilçesi, göynük tarihi, göynük yemekleri, ilçesi, paşa hamamı, sünnet, türbe, türbesi, zafer kulesi, şemseddin, şemsettin


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hızlı Erişim


WEZ Format +3. Şuan Saat: 05:48.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.