Forum Gerçek

AnasayfaForumları Okundu Kabul Et Bugünkü Mesajlar
Geri git   Forum Gerçek > Müzik > Müzik Kültürü ve Tarihi

Müzik Kültürü ve Tarihi Müzik evrenseldir


Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Eski 07.06.2011, 16:11   #1
Çevrimdışı
OkyanusunKalbi
WoodStock

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Blues'un Tarihi ve Doğuşu







Blues'un Doğuşu
Blues tarihi, 17. yüzyıldan itibaren Kuzey Amerika kolonilerine Afrika'dan ilk kölelerin getirilmesiyle başladı ve ABD'nin siyasi ve toplumsal tarihi ile şekillendi. Bu yüzden de blues'un ortaya çıktığı toprakların sosyal ve tarihi arka planını da içine alan genel bir bakış, blues'u daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır. Zaten blues'u teknik müzik terimleriyle anlatmaya çalışmak ve sıradan bir müzik türü olarak görmek, bu müziği yaratan insanlara yapılmış en büyük haksızlık olur.




Kuzeyin sanayileşmiş eyaletlerine karşın, büyük tarım arazilerine sahip güney eyaletlerinde artan işgücü talebi, köle ticaretinin merkezinin bu eyaletler olmasını sağladı.Güneyli toprak sahipleri için ucuz işgücü demek olan köleler ekonomik gelişmenin vazgeçilmez unsuru olarak görülüyordu. Afrika'dan gemilere istiflenerek getirilen bu insanların, toprak sahibi için ölesiye çalışmasından başka bir şansları yoktu. Nasıl çalışacakları da ''Siyahlar Kanunu (Black Code)'' ile kurallara bağlanmıştı. Örneğin Mississippi'nin Siyahlar Kanunu, kölelerin haberleşip isyan planı yapacağı korkusuyla davul çalınmasına son vermişti. Herşeyleri ellerinden alınan kölelerin, Afrika'dan yanlarında getirebildikleri tek şey müzikleriydi. Tarlalarda, çalışmaya ritm sağlayan ve verimliliği arttıran ‘’Work songs(iş şarkıları)’’ efendi tarafından hoş görülüyordu. Blues'un ilk örnekleri olan bu iş şarkıları geleneksel Afrika ilahilerini temel alıyordu.Gruplar halinde çalışan işçilerden biri gruba sesleniyor, ardından grup koro halinde cevap veriyor ve aynı mısralar tekrarlanıp duruyordu.Bazen de bütün acısını içinden geldiği gibi haykıran siyah işçinin ‘’Holler(haykırma)’’ları tarlalarda yankılanıyordu.




Hayatta hiçbir dayanak noktası olmayan ve geleceğe dair bir beklentisi kalmayan kölelerin; sığınacakları, güvenecekleri ve onlara umut veren bir güce ihtiyaçları vardı.Elbette ki bu ihtiyaç köle sahiplerinin de onayladığı bir şekilde giderilmeliydi. Bu noktada güneyin dindar çiftçileri, köleleri, Tanrı'ya dua eder ve efendilerinin sözünden çıkmazlarsa cennette özgür olacakları konusunda ikna ettiler. Köleler kitleler halinde Hristiyanlaştırıldılar.Böylece sözleri İncil'den dualar olan ''Negro spirituals(zenci ilahileri)’’ ortaya çıktı. İş şarkılarındaki bir solist ve koronun karşılıklı söylemesi, bu ilahilerin de temel söyleyiş biçimiydi.Bu ilahiler daha sonra ''Gospel'' adını alacak olan türün temelini oluşturuyordu.




Köle ticareti 1808'de resmen yasaklandı.Fakat bu köleliğin değil, ülke dışından köle getirmenin yasaklanmasıydı.Bu sayede kölelerin maddi değeri daha da arttı ve köle sahiplerinin kölelerinin sağlık durumu ve üreme yetenekleri konusundaki ilgisi daha ''özenli'' bir hal aldı.Artık kölelerin sakat bırakılmama ve kasten öldürülmeme gibi hakları vardı.

Köle ticaretinin yasaklanması ile köleliğin maliyetinin giderek artması, sosyal hayatta da değişimlere neden oluyordu. Beyazların siyah kültürüne olan ilgisi eğlence dünyasında görülmeye başladı. Yüzlerini siyaha boyayan, siyahların dans ve müziklerini taklit eden beyazlar tarafından oluşturulan topluluklar çok popülerdi. Fakat, ilk başlarda iyi niyetli olan bu gösteriler daha sonraları siyahların aşağılandığı ve alaya maruz kaldığı bir hal aldı.

Bu gösterilerin en ünlüsü, 1828'de İngiliz komedyen Thomas Rice'ın yarattığı ''Jim Crow'' adlı karakter siyahlara yapılan ayrımcılık ve ırkçılıkla eşanlamlıdır.



Jim Crow



1861-1865 yılları arasındaki Amerikan İç Savaşı, kölelikle ilgili kırılma noktası oldu.Bu savaşın en önemli nedeni; kuzey ve güney eyaletleri arasında köleliğin kaldırılması konusundaki anlaşmazlıktı.

Ekonomisini sanayileşmeye yöneltmiş, köleliği yasaklayan Kuzey ile ekonomisi tarıma bağlı, kölelik yanlısı Güney arasındaki 4 yıl süren iç savaş sonucunda sosyal ve ekonomik koşullar büyük bir değişim sürecine girdi.1865 yılından itibaren artık köle olmayan, eğitim alma ve oy verme hakkı olan siyahların, bu yeni koşullar içinde kendi yeni konumlarını arama mücadelesi de başlamış oldu.



Savaşta sayıları milyonu aşan iki ordu karşı karşıya geldi ve kazanan taraf Kuzey oldu.

Tüm kaynaklarını iç savaş için tüketen Güney, ekonomik bakımdan büyük bir yıkıma uğradı .Yıllardır işleyen tarım sistemi yepyeni bir hal aldı. Büyük çiftlik plantasyonlarının bölünmesi sonucu bunların yerini küçük çiftlikler aldı. Artık özgür olan siyahların da toprak alma hakkı vardı ama tabi ki böyle maddi imkanı olan bir siyah bulmak pek mümkün değildi. Eski köleler artık ücretli işçiler olmuştu. Bununla birlikte siyah nüfusun artması sonucu, siyahlar tarım dışında başka işlere de yönelmeye başladı.Fabrikalarda, gemilerde, inşaatlarda çalışan siyahlar ortaya çıktı. Bu koşullar içinde siyahların, daha iyi koşulların arayışı içinde bir çiftlikten başka bir çiftliğe, bir işten başka bir işe, bazen uzun, bazen kısa mesafeli sürekli yolculukları da başlamış oldu. Bu yer değiştirmeler daha sonra gerçekleşecek ve kuzeye doğru geri dönüşü olmayan büyük göçün de habercisiydi.



Siyah pamuk işçileri
Bu yeni düzenle birlikte şehirlerin arka sokaklarında gettolar oluştu.Siyahlar da artık kent hayatının bir parçasıydı ve bu yeni, yarı kentli siyah topluluk, sosyal hayat içindeki yerini aldı.Honky tonk meyhanelerde, kumarhanelerde, oyun salonlarında ve randevuevlerinde çeşitli ülkelerden gelen göçmenlerin de etkisiyle çok çeşitli kültürlerin birbirini etkilediği bir ortam oluştu.



Scott Joplin (Ragtime'ın en büyük ismidir)

Özellikle New Orleans birçok müzik türünün karıştırılıp yeni türlerin ortaya çıktığı bir merkez halini aldı.Böyle bir ortamda, 1890'lı yılların sonlarına doğru, piyanonun ana unsur olduğu ve çoğu zaman tek başına kullanıldığı, cazın ilk habercisi olan müzik türü ragtime ortaya çıktı(Bu konu tartışmalıdır.Bu türün tamamıyla cazdan farklı olduğunu öne süren görüşler de vardır). Hala çiftliklerde yaşayanlar için ozan geleneği devam ediyordu.Banjo, keman veya mandolin(bu enstrümanların yerini 20. yüzyılın başlarından itibaren ucuz ve hafif gitar alacaktı) çalan gezgin müzisyenler şehir şehir, kasaba kasaba dolaşıyordu.Bu gezgin müzisyenler, İskoç ve İrlanda gibi Avrupa müzikleri de dahil her türlü baladı kendi tarzlarında çalıp söylüyordu.




Gus Cannon(banjo), Ashley Thomson(gitar), Noah Lewis(armonika)

Savaş sonrasında özgürleşen siyahların beyazlarla ''eşit olma'' hali pek uzun sürmedi.1877 yılında son Kuzey birliklerinin Güney'den çekilmesiyle, siyahlar Güneylilerin insafına bırakıldı.Güneyliler için, eskiden alıp sattıkları bir mal olarak gördükleri siyahlarla eşit olmayı kabullendikleri kesinlikle söylenemezdi.





Ayrılıkçı Güneyliler, siyahların özgürlüklerini kazanmasından 1 yıl sonra 1866'da ''Ku Klux Klan'' adlı ırkçı ve şiddet yanlısı bir dernek kurdular.Bu dernek korkutma, tehdit, linç gibi yöntemlerle siyahları yıldırmaya çalışıyordu.Bu dernek, 1871'de kapatılmasına karşın siyasi alanda etkisini sürdürdü.1890'ların sonuna doğru güney
eyaletlerinin çoğu anayasayı değiştirmeden, çeşitli yasal formüllerle siyahlara verilen bütün hakları geri aldı.Bu ayrımcılık yasaları siyahlar için ''eşit ama ayrı'' olduklarını sürekli hatırlatan''Jim Crow Kanunları'' idi.Okullarda, toplu taşıma araçlarında, tiyatrolarda, kiliselerde, hastanelerde ve hatta mezarlıklarda yani gündelik hayatın tüm alanlarında, beyazlar ve siyahlar arasındaki ayrımı daha da derinleştirdi.



Bunların dışında bir de ''chain gang(birbirlerine zincirlenmiş mahkumlar)'' gerçeği vardı.Güneyin yeniden kalkınması için yapılan projelerde, hapishane mahkumları ucuz işgücü
kaynağı olarak düşünüldü. Sebepsiz yere ve anlamsız gerekçelerle birçok siyah tutuklandı.Özgürlüklerini kazanmalarının üstünden 30 yıl geçmeden, şantiyelerde, atölyelerde, tarlalarda birbirine zincirlerle bağlanmış, silahlı efendilerinin gözetimindeki siyah işçilerin çekiç sesleri eşliğindeki haykırışları duyulur oldu(Bu uygulama 1955 yılına kadar devam etti).


Mamie Smith - Crazy Blues




Siyahlara ait bütün bu unsurlar biraraya gelerek 20. yüzyılın başlarında blues'u ortaya çıkardı.Frankie and Johnny, House of the Rising Sun ve Stagger Lee gibi blues baladları çok popüler hale geldi.Blues artık kendi kimliğini bulmuştu.1920 yılıyla birlikte de ilk blues plağı ''Crazy Blues'' piyasaya çıktı.Plak büyük ilgi gördü ve bir ay içinde 75000 kopya sattı.Şarkıyı söyleyen Mamie Smith bir plak yıldızı oldu.Plak şirketleri de bu yeni pazarı keşfetti ve ''race records(ırk plakları)'' adı verilen, siyahlara yönelik plak üretimi başladı.Bu plakların neredeyse tamamı kadın şarkıcılar tarafından seslendirildi.Caz orkestralarının eşlik ettiği kadınların bu klasik tarzı, çok yapmacık bulundu ve kabare müziğine benzetildi.Kırsal kesimin kaba ve işlenmemiş blues'u karşısında, 1920'lerin sonlarına doğru, Bessie Smith ve Ma Rainey gibi çok iyilerin dışında, Güney eyaletlerinde yaşayan siyahlar, uzun yıllardır parça parça da olsa kırsal kesimden ayrılarak şehirlere yerleşiyordu.Fakat Güney'in az gelişmişliği ve ayrımcılığı karşısında Kuzey'in sanayi şehirleri, siyahlar için özgürlük ve zenginliğe kavuşacakları bir cennet olarak görülüyordu.Birinci Dünya Savaşı'nın etkisiyle Kuzey'de başlayan işgücü sıkıntısı siyahların '' Great Migration (Büyük Göç)''ünü başlatmış oldu(1915-1920).




20. yüzyılın başından itibaren gerçekleşen büyük ve küçük çaplı bu göç hareketleri bölgeler arası etkileşimi de arttırdı. Bu sayede
Delta, Chicago, Texas gibi çeşitli bölgelere özgü blues stilleri ortaya çıktı. Blues günümüzde bölgesel sınırları çoktan aşmış ve dünya çapında kabul görmüştür.Afrika'dan zorla koparılıp köle yapılan siyahların haykırışları, 20. yüzyılda ortaya çıkan neredeyse bütün müzik türlerine yön veren bir müzik türü olmuştur.

Kaynaklar:
Blues - Gerard Herzhaft (Dost Kitabevi yayınları)
Blues Tarihi - Giles Oakley (Ayrıntı yayınları)
İşkencenin Tarihi - George Ryley Scott (Dost Kitabevi yayınları)

Alıntı:Hafiforg


Muddy Waters - Mannish Boy


www.youtube.com/watch?v=bSfqNEvykv0


  Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 07.06.2011, 20:56   #2
Çevrimdışı
Basakca
Müdavim

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Blues'un Tarihi ve Doğuşu

Blues'un tarihi hakkında az çok bilgim vardı ama böylesine derinden bir araştırma yapmamıştım. Yine ırkcılığa dayanan acılar ve bu acıların sonunda vazgeçilmez bir müzik türün ortaya çıkışı...

Ellerine sağlık, teşekkürler Oki...
__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve atık olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

  Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 07.06.2011, 21:22   #3
Çevrimdışı
Banemin
» » » Çapulcu « « «

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Blues'un Tarihi ve Doğuşu

Okyanus...

Bir müzik türünün çıkışıyla birlikte Amerikan tarihinin karanlık bir kesitinide gözler önüne seren güzel bir konu olmuş...

Bu müziği dinleyipte etkilenmemek mümkün değil. Hele birde çıkış noktasını ve yaşananları bilince çok daha anlamlı bir müzik türü oluyor...

Seviyorum...


Teşekkürler bu kadar güzel hazırladığın ve emek verdiğin bu konu için...
__________________
Ben hiç insan kaybetmedim...
Sadece zamanı geldiğinde, vazgeçmeyi bildim...

  Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Banemin'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 07.06.2011, 21:30   #4
Çevrimdışı
OkyanusunKalbi
WoodStock

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Blues'un Tarihi ve Doğuşu

Güzel yorumlarınız için ben teşekkür ederim arkadaşlar. Blues sevenlerin olduğunu görünce çok mutlu oluyorum.
  Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 26.11.2012, 23:41   #5
Çevrimdışı
LaLe
Ne Mutlu Türküm Diyene

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Blues'un Tarihi ve Doğuşu

Keyifle ve severek dinlediğimiz blues'un temeli ne kadar da acılarla dolu. Blues dinlerken ruh haliniz o an ne ise, sanki ona göre ritim tutarsınız .

Özellikle araba sürerken dinlemeyi çok severim.


Teşekkürler Okyanus.
  Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.11.2012, 00:49   #6
Çevrimdışı
Basakca
Müdavim

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Blues'un Tarihi ve Doğuşu

Her dönem her yaştan sevilerek dinleyici kitlesi bulunmakta.

Sevenlerin vazgeçemiyeceği bir tarz olmasına rağmen ülkemizde pek bilinmemekteyken Efes'in sponsorluğu ile ilk ve tek Blues festivali yapılmakta. Dünyanın tanınmış sanatçıları bu festivalle Anadolu'nun dört bir yanına Blues'u sevenleri ile buluşturmakta.


Bir kere daha emeğine sağlık, teşekkürler Okyanus.
  Alıntı ile Cevapla
Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 25.04.2020, 02:32   #7
Çevrimdışı
OkyanusunKalbi
WoodStock

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Blues'un Tarihi ve Doğuşu

Kölelikten günümüze uzanan "birlik" müziği Blues'un nasıl ortaya çıkışı



1600'lü yıllarda Amerika'ya getirilen Afrikalı siyahilerin, pamuk tarlasında köle olarak çalıştırılmaya başlamasıyla "birlik, direniş" temalı, çoklu koro performansı ile Blues doğdu. 1865'te köleliğin kaldırılmasıyla, tüm dünyaya yayılan bu müzik türünün artık enstrümanlarla tanışıp kalıcı olması gerekliydi.




Vahşi batı filmlerinde gördüğümüz dansçı kızların piyano eşliğinde dans ettiği müzik olan "ragtime" ile harmanlanan bu sözler günümüzdeki Blues'a ilham oldu.


1900'lerin başında geldiğimizde ise kölelik kaldırılmadan önce pirinç ve pamuk tarlalarıyla meşhur Missisipi'de doğan bu müzik türü artık yayılmaya ve bir sürü sanatçı çıkarmaya başladı. Günümüzde Missisipi, hem Blues hem de Jazz sanatçılarının buradan gelmesiyle biliniyor. Ayrıca en kaliteli enstrümanlar ve stüdyolar ise burada bulunuyor.




Siyahi şarkıcılar ve soz yazarları 1909 senesinde ise Blues tarihi için ilk adımı attı. Memphis şehrinin belediye başkan adaylarından E.H. Crump, yeni yeni kurulmaya başlayan Blues gruplarından biri olan Handys Bandden, seçim propagandasında kullanılmak üzere bir parça yazmalarını istemişti. Bu grubun yazdığı Mr. Crump isimli parça ile hem E.H. Crump başkanligi kazandı hem de Handys Band, Memphis Blues olgusunu dünyaya yaydı.




BLUES BÖLÜNDÜ


1930'larda Blues farklı türlere bölündü. Memphis Blues, Delta Blues, Delta Blues olarak üçe bölünen bu türler, Louis Armstrong'un trompetçi olduğu dönemle sesinin keşfedilmesi ile iyice kollara bölündü. Artık Blues hareketlilikten çıkıp yalın ve sese odaklı bir hal aldı.
B.B. KING


Kollara ayrılan Blues'un sanatçıları da bir o kadar arttı. 1948 yılında Riley King isimli bir radyocu, ilk siyahi radyosu olan WDIA Memphis ile anlaştı ve dört yıl sürecek bir radyo programı sunmaya başladı. Bu program sayesinde dinleyicileri ona yeni bir isim taktılar: "Blues Boy" ya da kısaca "B.B. KING."
ELVIS VE THE ROLLING STONES


1956 yılında ise Heartbreak Hotel şarkısıyla, Blues’un artık Rock’n Roll’a evrilmesinin önünü açan isim Elvis Presley ortaya çıktı.

II. Dünya Savaşı'ndan sonra İngiltere’de kalan Amerikalılar, yanında getirdikleri Blues albümlerini orada bıraktıı ve İngilizler yeni akımlarıyla ülkede büyük yankı uyandırdı. Keith Richard ve Mick Jagger kendi gruplarını kurdu. Grubun ismi ise “The Rolling Stones”.




JIMI HENDRIX

En son gitarın efsanesi ve “27 Klübü”nün bir üyesi olan Jimi Hendrix kendini 1967 yılında gösterdi. İlginç gitar teknikleri ile adından söz ettiren sanatçı Blues’un evrilmesine büyük katkıda bulundu.





Rock’n Roll, Saykodelik Rock türevlerinin atası olarak kabul edilen Blues günümüzde artık az da olsa kenar köşelerde yapılmaya devam ediyor.

Kaynak


www.youtube.com/watch?v=X70VMrH3yBg


  Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 25.04.2020, 02:53   #8
Çevrimdışı
Sevda
Dönersen Islık Çal..

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Blues'un Tarihi ve Doğuşu

Blues; yani yaşam tarzı, yani hüznün müziği. Konuyu okurken bunlar geldi aklıma. Blues dinlemeyi ve ondan türemiş olan müzikleri dinlemeyi çok severim.

Teşekkürler Okyanus. Blues hakkında daha geniş bilgiye sahip oldum sayende.

  Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Sevda'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 25.04.2020, 03:01   #9
Çevrimdışı
Canan
Çiçekci kız

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Blues'un Tarihi ve Doğuşu

Blues hakkında hemen hemen hiç detaylı bilgim yoktu.


Güzel konu oluşturmuşsun.
Teşekkürler ellerine sağlık Okyanus

__________________
  Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 25.04.2020, 03:02   #10
Çevrimdışı
OkyanusunKalbi
WoodStock

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Blues'un Tarihi ve Doğuşu

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Sevda Mesajı göster
Blues; yani yaşam tarzı, yani hüznün müziği. Konuyu okurken bunlar geldi aklıma. Blues dinlemeyi ve ondan türemiş olan müzikleri dinlemeyi çok severim.

Teşekkürler Okyanus. Blues hakkında daha geniş bilgiye sahip oldum sayende.



Güzel yorumun için teşekkür ederim. Blues dediğin gibi acının, hüznün müziği..

Öyle seviyorum ki.. Blues seveni de çok seviyorum.



Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Canan Mesajı göster
Blues hakkında hemen hemen hiç detaylı bilgim yoktu.


Güzel konu oluşturmuşsun.
Teşekkürler ellerine sağlık Okyanus




Blues konusu açtığımı unutmuşum..Hatırlattığın için ben teşekkür ederim Canan'cığım.
  Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
bluesun


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hızlı Erişim


WEZ Format +3. Şuan Saat: 07:09.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.